KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Gebze’de öğrenci servisinin çarpması sonucu yaşamını yitiren 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu’nun davasında sürücü 5 yıl 10 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ev hapsini kaldırırken, aile ve avukatları karara itiraz edeceklerini açıkladı.

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde öğrenci servisinin çarptığı ilkokul 1’inci sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu’nun hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar açıklandı. Gebze 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi, sürücü İsa Can’a 5 yıl 10 ay 22 gün hapis cezası verdi; tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak hakkındaki ev hapsi tedbirini de kaldırdı. Karara tepki gösteren Ela’nın ailesi, sanığın tutuklu yargılanmasını ve olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesini istedi.

Kaza nasıl meydana geldi?

Kaza, 4 Şubat’ta Gebze’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşandı. İsa Can’ın kullandığı 41 P 3597 plakalı öğrenci servisi, 2232’nci Sokak’tan 2230’uncu Sokak’a dönüş yaptığı sırada 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu’na çarptı. İhbarın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahalede bulundu ancak Ela kurtarılamadı.

Kazadan sonra tutuklanan sürücü, cezaevinde 4,5 ay kaldı. Yargılama devam ederken tahliye edilen İsa Can hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Davanın karar duruşması bugün Gebze 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Ela’nın annesi Serpil ve babası Fatih Tabakoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Mahkeme ne karar verdi?

Sanık İsa Can’ın avukatı, müvekkili hakkında uygulanan ev hapsinin kaldırılmasını talep etti. Mahkeme, sürücüye 5 yıl 10 ay 22 gün hapis cezası verdi. Ayrıca İsa Can’ın tutuklu geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak ev hapsi tedbirinin sona ermesine hükmetti.

Aile karara nasıl tepki gösterdi?

Kararın açıklanmasının ardından öfkesini gizleyemeyen Fatih Tabakoğlu, mahkeme salonunda mikrofonu yere atarak kararı protesto etti. Bu sırada parmağından yaralanan baba, adliye çıkışında yaptığı açıklamada, kızı için yaklaşık 8 aydır mücadele ettiğini ve sanığın serbest kalmasının bu çabaları sonuçsuz bıraktığını düşündüğünü söyledi.

Tabakoğlu, olayın olası kast olarak değerlendirilmesini ve sanığın en ağır cezayla yargılanmasını talep ettiklerini belirtti. Verilen kararın ardından sanığın sokakta rahatça dolaşabileceğini, ehliyetinin de kendisinde bulunması nedeniyle hüküm açıklanana kadar araç kullanıp başkalarının hayatını tehlikeye atabileceğini dile getirdi. Devlet büyüklerine seslenen baba, kızının ölümüne yol açan ihmaller zincirinde sorumluluğu bulunan kişilerin evlerinde aileleriyle rahatça vakit geçirdiğini savundu.

Kızının mezarını ziyaret etmekten utandığını ifade eden Tabakoğlu, kendisi böyle hissediyorsa yetkililerin de sorumluluk duyması gerektiğini söyledi. Eşiyle birlikte adalet için çok uğraştıklarını, duruşma günü yalnızca bir saat uyuyabildiğini ve yaşamının bu acıyla geçtiğini aktaran baba, Ela için adaletin sağlanmasını istedi. Kızının mezarına nasıl gideceğini sorgulayan Tabakoğlu, adalet talebini yineledi.

Ailenin avukatı cezayı neden yetersiz buldu?

Tabakoğlu ailesinin avukatı Kübra Süleyman, sanığa verilen cezayı yetersiz bulduklarını açıkladı. Süleyman, sanık hakkında bilinçli taksir artırımı yapıldığını ve iyi hâl indirimi uygulanmadığını, buna karşın olayın olası kast sayılması yönündeki taleplerinin kabul edilmediğini belirtti. Ailenin intikam değil adalet istediğini vurgulayan avukat, yaşanan acının öfkeye dönüşmesi yerine bu tepkinin hukuk içinde karşılık bulmasını beklediklerini söyledi.

Ela’nın geri gelmeyeceğini ancak mahkeme kararının ailenin acısını daha da artırdığını kaydeden Süleyman, ev hapsinin kaldırılmasıyla sanığın artık toplum içinde serbestçe dolaşabileceğini, hatta araç kullanabileceğini ifade etti. Aile, Ela ve kamu vicdanı adına dosyadaki delillerin gerektirdiği en adil kararın verilmesini ve sanığın tutuklu yargılanmasını istiyor. Avukat Süleyman, bu talepler doğrultusunda gerekli itirazların yapılacağını belirterek acılı aileye boyunlarını bükmemeleri çağrısında bulundu.

Şimdi ne olacak?

Süleyman, kararın ailenin talep ettiği adaleti karşılamadığını ve sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini söyledi. Avukatın açıklamasına göre 5 yıl 10 ay 22 günlük cezanın infaz hukukundaki karşılığı yaklaşık 1 ay kapalı cezaevinde, bunun ardından yaklaşık 1 yıl 10 ay açık cezaevinde geçirilmesi; toplamda ise 2 yıla yakın hapis yatılması. Süleyman, cezanın infazının mümkün olduğunu ancak fiilen karşılığının düşük kaldığını savundu.

Ailenin avukatları, karara ilişkin itirazlarını ve başvurularını yapacak, dosyadaki delilleri İstinaf Mahkemesi’ne sunacak. Süleyman, olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini destekleyen deliller arasında kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarını da mahkemeye ileteceklerini belirtti.

Avukatın aktardığına göre olayla bağlantılı başka sorumlular da tespit edildi. Gerek Milli Eğitim gerekse Adli Tıp tarafından belirlenen kişiler hakkında soruşturma izni büyük ölçüde çıktı. Süleyman, asli kusurlu olduğu belirtilen araç hostesi de dahil olmak üzere diğer sorumluların ceza alması için gereken tüm girişimlerde bulunacaklarını söyledi.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...