KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • TBMM Genel Kurulu’nda yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin teklif görüşülürken AKP’nin verdiği önerge, muhalefet partilerinin sert tepkisine yol açtı. Muhalefet temsilcileri, düzenlemenin yüz binlerce yatırımcının alacak ve haklarını riske atacağını savundu.

TBMM Genel Kurulu’nda, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına yönelik kanun teklifinin ilk bölümündeki maddeler ele alınırken AKP’nin sunduğu önerge tartışma yarattı. Muhalefet grup başkanvekilleri, düzenlemenin çok sayıda fon mağdurunun haklarını ortadan kaldırabileceğini ileri sürerek önergeye karşı çıktı.

TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’ün yönettiği oturumda teklifin 1’inci ila 5’inci maddeleri görüşülüyordu. Önergeye ilişkin değerlendirmelerde yatırımcıların kayıplarının yanı sıra denetim, şeffaflık ve sorumluluk başlıkları da gündeme geldi.

Muhalefet, fon mağdurlarının haklarının tehlikede olduğunu savundu

Teklifin birinci maddesiyle ilgili önerge üzerine söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, fon krizinin yalnızca yatırımcıların parasını kaybetmesi olarak ele alınamayacağını söyledi. Yontar, yaşananların iktidarın denetimindeki aksaklıkları, hesap verme sorumluluğunu ve vatandaşların sarsılan güvenini de ortaya koyduğunu belirtti.

Ekonomik sıkıntıların emeklilerden ücretlilere, çiftçilerden işçilere ve esnafa kadar geniş bir kesimi etkilediğini dile getiren Yontar, vatandaşların birikimlerini korumakta zorlandığını ifade etti. Vatandaşların Cumhurbaşkanı ve bakanların açıklamalarına da güvenerek ailelerinin geleceğini güvenceye almak amacıyla faizsiz kazanç sağlayan fonlara yöneldiğini kaydetti.

Yontar, mevcut ekonomik koşullarda çalışarak gelir elde etmenin, kazanılanı korumaktan daha kolay olmadığını söyledi. Fonlardaki kayıpların özellikle küçük yatırımcıları vurduğunu belirten Yontar, 25 bin kişinin bir fona yatırdığı paranın 100 bin liranın altında, başka bir fonda ise 48 bin yatırımcının yatırımlarının 110 bin liranın altında olduğunu aktardı.

Bu kayıpların emeklilerin ve işçilerin yanı sıra çocuklarının geleceği için uzun süre birikim yapan anne ve babaları da etkilediğini savunan Yontar, bazı siyasetçi ve bürokratların yatırımlarından yüksek kazanç sağladığını öne sürdü. Bunun adil olup olmadığını soran Yontar, iktidar milletvekillerinden birinin konuyu kendilerine ve halka açıkça anlatması gerektiğini söyledi.

TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, teklifin ikinci maddesine yönelik önerge hakkında konuşurken fon krizinin yol açtığı zarara ve mağduriyetlerin giderilmesi için ihtiyaç duyulan kaynağa dikkat çekti. Kadıgil, zarar için en iyi senaryoda 800 milyar liralık bir tutarın söz konusu olduğunu ileri sürdü.

Kadıgil, İBB bursuyla okumasına rağmen kenarda 160 milyon lirası bulunduğunu söylediği bir genel başkan yardımcısının, fon yatırımı nedeniyle 2,2 milyar lira kazanç elde ettiğini iddia etti. Kadıgil, söz konusu kişinin bu nedenle WhatsApp gruplarından çıkarıldığını da ifade etti.

Milyonlarca kişinin düşük gelirle yaşamaya çalıştığını belirten Kadıgil, fon krizinde konuşulan paraları okullardaki çocuklara bir öğün yemek sağlamak için gereken bütçeyle karşılaştırdı. Çocuklara her gün bir öğün yemek verilmesinin yıllık maliyetinin ortalama 250 milyar lira olduğunu söyleyen Kadıgil, Adalet Bakanı’nın açıklamasına göre yalnızca 214 kişinin fonlardan yaklaşık 200 milyar lira götürdüğünü öne sürdü ve bu kişilerin kim olduğunun hâlâ açıklanmadığını dile getirdi.

Kadıgil, iktidar temsilcileri ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isimlerin açıklanmasını istediğini, ancak bunun yapılmadığını savundu. Gül ve Zengin’in yanı sıra Bahçeli’nin de açıklama çağrısında bulunduğunu belirten Kadıgil, bilgilerin gizli tutulduğunu, buna karşılık iktidarın işine gelen ayrıntıların kontrollü biçimde sızdırıldığını ve bu sızıntılar üzerinden manipülasyon yapıldığını iddia etti.

Fonların kurucularının, fonlar yoluyla hisselerini yükselttikleri şirketlerin sahiplerinin ve yüksek kazanç elde eden kişilerin AK Parti ile bağlantılı olduğunu öne süren Kadıgil, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Borsa İstanbul, bakanlıklar ve ilgili kurumların yöneticilerini de eleştirdi. Kadıgil, fon krizinin yaşandığı sırada sorumlu kurumların gerekli müdahaleyi yapmadığını savundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın krizden haberi olmadığı ve konuyu öğrendikten sonra hesap soracağı yönündeki ifadelerini de eleştiren Kadıgil, hesap sormanın Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görevlendirilen kişilerden ya da tek imzayla birden fazla yüksek ücretli göreve getirilenlerden nasıl bekleneceğini sordu.

SPK üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atandığını hatırlatan Kadıgil, fon krizini izlediğini öne sürdüğü kurul üyelerinin tamamının Erdoğan tarafından göreve getirildiğini ve başkan dışındaki üyelerin görevlerini sürdürdüğünü söyledi. Kadıgil, yeni teklifle SPK’ye başarısız olduğu işi temizleme sorumluluğu verildiğini savunarak bu yaklaşımı eleştirdi.

Teklifin üçüncü maddesi için altı önerge sunulmasının ardından AKP’nin önergesine muhalefet temsilcileri tepki gösterdi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, önergenin saat 21.20’de, gece saatlerinde verilmesini eleştirdi ve fon mağdurlarının yaklaşık yarısının haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Günaydın, önergenin kapsamındaki hükmü şöyle aktardı: “17 Eylül 2026 tarihi ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla bu kanundaki tasfiye hükümlerine tabidir.”

Günaydın’ın verdiği bilgiye göre düzenleme yaklaşık 450 bin mağduru ilgilendiriyor. Bu kişilerin 250 bininin talimat vermesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya fiyat oluşmaması gerekçeleriyle işlemleri gerçekleştirilemedi. Günaydın, fonun neden temerrüde düştüğünü ve fiyatın neden oluşmadığını denetlemeyenlerin, şimdi bu yatırımcıları tasfiye hükümlerine tabi kılmak istediğini savundu.

SPK Kanunu’nun 79’uncu maddesinin göz ardı edildiğini söyleyen Günaydın, önergenin yaklaşık 450 bin mağdurun 250 binine ödeme yapılmaması anlamına geldiğini belirtti. Önergeyi “gece yarısı operasyonu” olarak nitelendirerek sert biçimde protesto eden Günaydın, vatandaşları haklarının ellerinden alınması ihtimaline karşı uyanık olmaya çağırdı ve YENİ Parti’nin yurttaşların haklarını savunmayı sürdüreceğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli de önergenin, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda daha önce görüşülen ve muhalefetin karşı çıktığı bir konuyu yeniden gündeme taşıdığını belirtti. Türeli, komisyon sürecinde ele alınan düzenlemenin gece verilen bir önergeyle kanun metnine eklenmek istenmesini yanlış bulduğunu söyledi ve CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’dan süreç hakkında bilgi vermesini istedi.

Akay, önergenin en az 200 bin yatırımcının hakkını ortadan kaldıracağını savundu. Bu sayının 455 bin mağdurun yaklaşık yüzde 44’üne karşılık geldiğini belirten Akay, SPK Kanunu’nun 79’uncu maddesinin yürürlükte olduğunu hatırlattı. Akay’a göre satış emri veren yatırımcıların alacakları, ilgili tutarın alacak hanesine geçtiği tarihler esas alınarak belirlenmeli; fonun temerrüde düşmesi ya da fiyat oluşmaması bu ödemelere engel sayılmamalı.

Önergenin mevcut kanun hükümleriyle çeliştiğini ileri süren Akay, yatırımcıların yargıya başvurmaları hâlinde haklarını elde edebileceklerini söyledi. Anayasa Mahkemesi’ne başvuru ve dava açılması durumunda yatırımcıların paralarını faiziyle geri alacağını öngördüğünü ifade etti.

Akay, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda mağdurların alacaklarının öncelikle ödenmesini sağlamak için önerge verdiklerini, ancak bu girişimin reddedildiğini anlattı. Yeni önergeyle, komisyonda sözlü olarak gerekçe gösterilen fiyat oluşmaması ve temerrüt hâlinin kanuna eklendiğini savundu. CHP’nin önergeye karşı çıkacağını ve ret oyu vereceğini bildiren Akay, uygulamanın hatalı olduğunu söyledi. PBLK mağdurlarının oturumu izlediğini ve haklarının ellerinden alınmasına karşı olduklarını da sözlerine ekledi.

Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, önergenin bazı vatandaşların haklarını ortadan kaldırabileceğini ve finans piyasalarında kazanılmış haklara zarar verebileceğini belirtti. Sorunun yetkili kurumların görevlerini yerine getirmemesi veya görevlerini kötüye kullanması nedeniyle ortaya çıktığını savunan Ekmen, Fon Kurulu kararına sonradan yasal dayanak hazırlanmaya çalışıldığını öne sürdü.

Ekmen, yasa teklifinin ilk hâlinin bir hafta önce hazırlandığını, Fon Kurulu kararının ise bir ay önce alındığını hatırlatarak, düzenleme gerekli idiyse neden ilk teklif metnine eklenmediğini sordu. Önergeden kaç kişinin ve ne kadarlık alacağın etkileneceğinin bilinmediğini söyleyen Ekmen, Genel Kurul’un bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. Gece verilen önergeye karşın şeffaflık ve etki analizi bulunmadığını, buna karşılık kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasının gündeme geldiğini belirterek muhalefetin düzenlemeye onay veremeyeceğini ifade etti.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, yaklaşık 500 bin kişiyi ilgilendiren önemli bir mağduriyetin ve tasfiye sürecine ilişkin temel bir kanunun görüşüldüğünü söyledi. Değişiklik önergesinin ilgili maddeden hemen önce sunulması nedeniyle konuyu istişare etme ve ayrıntılı biçimde tartışma olanağı bulamadıklarını belirten Koçyiğit, bu çalışmaların Plan ve Bütçe Komisyonu aşamasında yapılması gerektiğini dile getirdi.

Koçyiğit, amaçlarının mağduriyeti gidermek ve insanların en azından ana paralarını alabilecekleri bir süreç başlatmak olduğunu söyledi. Önergenin mevcut yasa hükümlerini etkisizleştireceğini ve yeni bir mağduriyet yaratacağını savunan Koçyiğit, itirazını grubu adına tutanaklara geçirmek istediğini kaydetti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz da önergeye ilişkin değerlendirmesinde, fon krizinin yönetimindeki aksaklıkların yeni düzenlemeyle sürdüğünü savundu. Poyraz, sürecin bu noktaya gelmesini ayrı, bundan sonraki yönetimini ise başka bir idari ve siyasi aksaklık olarak nitelendirdi.

Kaynak: Anka

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...