KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Gebze Teknik Üniversitesi öğrencileri, KYK Nilüfer Hatun Kız Öğrenci Yurdu’ndan çıkarılan K.A. ve B.D.’ye destek vermek için yurt önünde oturma eylemi düzenledi. Öğrenciler, disiplin kararlarının yanı sıra yemek, hayvanların korunması ve yurt yönetiminin uygulamalarına ilişkin çeşitli iddiaları gündeme taşıdı.

Kocaeli’de bulunan Gebze Teknik Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrenciler, KYK Nilüfer Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan iki arkadaşlarının yurttan çıkarılmasını protesto etmek amacıyla yurt binasının önünde oturma eylemi gerçekleştirdi. Eylemde yalnızca disiplin kararları değil, öğrencilerin yurtta karşılaştığını belirttiği barınma, hijyen ve yönetim sorunları da gündeme getirildi.

Öğrenciler, yurt yönetiminin uygulamalarının barınma hakkını sınırlandırdığını ve bunun eğitim hakkını da olumsuz etkilediğini savundu. Basın açıklamasında, Nilüfer Hatun Kız Öğrenci Yurdu yönetiminin öğrencilerin barınma hakkına keyfi şekilde müdahale ettiği iddiası dile getirildi.

Disiplin Kararları

Gebze Teknik Üniversitesi Nilüfer Hatun Öğrenci Yurdu’nda kalan K.A. ve B.D. hakkında geçen nisan ayında disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma kapsamında K.A. için buzdolabının yerini değiştirdiği, B.D. için ise bir çarşafı kirlettiği gerekçeleriyle tutanak düzenlendi. İnceleme sürecinin sonunda iki öğrencinin de yurttan çıkarılmasına karar verildi.

GTÜ öğrencileri, alınan kararın ardından arkadaşlarına destek olmak için bugün KYK yurdunun önünde toplandı. Eylem sırasında yapılan basın açıklamasında, yurt yönetiminin öğrenciler üzerinde farklı biçimlerde baskı kurduğu ileri sürüldü.

Yurttan çıkarılan öğrencilerden B.D., iki kadın öğrenci olarak önce sistematik baskı ve mobbinge maruz kaldıklarını, geçen hafta ise haksız biçimde yurttan atıldıklarını belirtti. B.D., yurtta yaşadıkları sorunları ve usulsüzlük iddialarını dile getirdikleri, ayrıca haklarını aramak için hukuki yollara başvurdukları için yönetimin baskısıyla karşılaştıklarını söyledi.

Yemekhane Şikâyetleri

B.D., yurtta verilen yemeklerle ilgili de ciddi sorunlar yaşandığını öne sürdü. Öğrencilerin yemeklerde kıl benzeri yabancı maddeler gördüklerini yönetime ilettiğini belirten B.D., bu şikâyetlere karşı kendilerine “Bu paraya ne bekliyorsunuz?” şeklinde yanıt verildiğini aktardı.

Yemeklerin düzeltilmesi amacıyla yurtta kalan öğrencilerin toplu şekilde CİMER’e başvurduğunu söyleyen B.D., yönetimin ise kendilerini bu şikâyetleri örgütlemekle suçladığını ifade etti. B.D., öğrencilerin her gün tükettiği yemeklerin hijyen ve sağlık koşullarına uygun olmasını istemesinin disiplin suçu sayılıp sayılamayacağını sordu.

Öğrenci ayrıca yurt çevresinde besledikleri ve sevdikleri kedilerden birinin, yurtta görev yapan memurlardan birinin yeğeni tarafından zarar gördüğünü iddia etti. Yaralı kediyi veterinere götürmek istediklerini, ancak aynı yurt memurunun buna izin vermediğini ve kedinin daha sonra öldüğünü öne sürdü.

Olayın ardından öğrencilerin duruma tepki gösterdiğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten B.D., bu nedenle de yurt yönetiminin baskısına maruz kaldıklarını söyledi. Öğrencilerin hayvanların korunması konusunda birbirlerini örgütlediğinin ileri sürüldüğünü aktaran B.D., o tarihe kadar yurt çevresinde beslenmesinde sorun bulunmayan hayvanların beslenmesinin yasaklandığını dile getirdi.

B.D., öğrencilerin kendi imkânlarıyla hazırladığı kedi evlerinin toplatıldığını da iddia etti. Hasta kedileri veterinere götürmekte kullanılan ve Hayvanları ve Doğayı Koruma Kulübü’ne ait taşıma kutularının da yurt binasına alınmadığını söyledi.

Yurt İçindeki Etkinlikler

Basın açıklamasında, yurt personelinden birinin bina içinde kına gecesi düzenlediği iddiası da gündeme getirildi. B.D., söz konusu etkinliğin öğrencilerin etüt odalarının bulunduğu katta gerçekleştirildiğini ve yurt personelinin mesai saatleri içinde kına hazırlıkları için çalıştırıldığını öne sürdü.

Etkinliğin yapıldığı gün yurtta temizlik hizmeti verilmediğini belirten B.D., öğrencilere sunulan yemeklerin ise tam pişmemiş ve eksik hazırlandığını iddia etti. Öğrencilerin kına gecesinden, tesadüfen bazı memurların WhatsApp durumlarında paylaştığı görüntüler aracılığıyla haberdar olduğunu söyledi.

B.D., aynı kampüste yaşayan hayvanların haklarını savunmanın nasıl disiplin suçu sayılabileceğini sorguladı. Ayrıca bir yurt çalışanının, yurt binasını ve burada görev yapan personeli kişisel etkinliği için kullanmasının hangi kurallara dayandığını sordu ve buna itiraz etmenin suç kabul edilip edilemeyeceğini gündeme taşıdı.

Öğrenci, yurtta usule aykırı olduğunu savundukları uygulamanın bununla sınırlı kalmadığını da belirtti. Yurtta kalan tüm öğrencilerin, fiilen katılmadıkları ve “hasbihal” gibi adlar taşıyan etkinliklere rızaları olmadan katılmış gösterildiğini, bu işlem sırasında imzalarının kopyalandığını öne sürdü.

Öğrencilerin durumu e-Devlet hesaplarını kontrol ederken tesadüfen fark ettiğini ve konuyla ilgili CİMER’e başvurduğunu aktaran B.D., CİMER’den öğrencilerin imzaları olmadan etkinliklere katılmış gibi gösterilemeyeceği yönünde yanıt aldıklarını söyledi. B.D., bu yanıtın ardından yurt yönetimine açıklama istediklerinde kendilerine “Başkasının imzasını kopyalamak suç değil ki” denildiğini iddia etti.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...