KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • AA Genel Müdürü Serdar Karagöz, Antalya’da düzenlenen IAC 2026 kapsamındaki panelde Türkiye’nin uzay teknolojilerini yalnızca kullanan değil, geliştiren ve üreten bir ülkeye dönüştüğünü söyledi. Karagöz, teknoloji yarışında insan kaynağının belirleyici olduğunu vurgulayarak TEKNOFEST kuşağının geleceğe dair umut verdiğini ifade etti.

Uluslararası Uzay Federasyonu tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), Türkiye’nin uzay ve teknoloji alanındaki kapasitesinin ele alındığı etkinliklerle Antalya’da devam etti. Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu kongre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı ile SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Halk Günü” programlarıyla sürdü.

Kongre kapsamında gerçekleştirilen “Gelecek Burada Başlıyor: Teknoloji, Uzay ve Yeni Nesil” başlıklı panelin moderatörlüğünü Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz üstlendi. Panele Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar konuşmacı olarak katıldı.

Türkiye uzay teknolojilerinde üretici konuma ilerliyor

Panelde Türkiye’nin uzay alanındaki mevcut konumunu değerlendiren Karagöz, ülkenin geçmişte başladığı seviyenin oldukça üzerine çıktığını belirtti. Türkiye’nin uzay teknolojilerinden yararlanmakla yetinmediğini dile getiren Karagöz, bu alanda teknoloji geliştiren ve üreten ülkeler arasına girdiğini söyledi.

Karagöz, Türkiye’nin önündeki önemli hedeflerden birinin Ay Misyonu olduğunu hatırlattı. Ayrıca Türkiye’nin haberleşme uydusu üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri olduğuna dikkat çekerek, bu kapasitenin ülkenin uzay alanındaki ilerlemesini ortaya koyduğunu ifade etti.

Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki dönüşümünü anlatırken geçmişte bu alandaki fikirlerin nasıl karşılandığına da değinen Karagöz, bir komedyenin stand-up gösterisi sırasında yaşanan diyaloğu aktardı. Uzay mühendisliği okuduğunu söyleyen bir öğrenciye komedyenin, “Sen şimdiden zıplamaya başla, vakti gelince uzaya gidersin.” dediğini belirten Karagöz, Türkiye’nin uzay hedeflerinin 30 yıl önce hayal olarak görüldüğünü ve zaman zaman alay konusu yapıldığını söyledi.

Karagöz, aradan geçen süreçte bu yaklaşımın değiştiğini vurgulayarak, “Türkiye'nin uzay fikirleri biraz hayaldi bundan 30 yıl önce. Hatta biraz da alay konusuydu. Fakat görüyoruz ki artık fikirler projelere, projeler de gerçekleşmiş ürünlere dönüşüyor.” değerlendirmesini yaptı.

Teknoloji yarışında insan kaynağı vurgusu

Türkiye’de özellikle savunma sanayisi alanında güçlü bir ekosistemin oluştuğunu belirten Karagöz, ülkenin teknoloji tüketen bir yapıdan teknoloji üreten bir yapıya geçiş yaptığının altını çizdi. Bu değişimin yalnızca teknik altyapıyla değil, nitelikli insan kaynağıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Teknolojinin aynı zamanda büyük bir küresel rekabet alanı olduğuna işaret eden Karagöz, ülkelerin bu yarışta başarılı olabilmesi için yetişmiş insan gücüne sahip olması gerektiğini söyledi. TEKNOFEST etkinlikleri çevresinde yetişen gençlerin teknoloji alanında liderlik hedefiyle çalıştığını belirten Karagöz, milyonlarca gencin projeleriyle birbirleriyle yarıştığını aktardı.

Karagöz, teknoloji üretiminin hangi amaçla yapıldığına da dikkat çekerek, “Güç ve kontrol için teknoloji üreten teknoloji devlerine karşı, insanlığın yararı için teknoloji üreten TEKNOFEST kuşağı hepimize umut veriyor.” ifadelerini kullandı. Bu sözleriyle Karagöz, Türkiye’nin teknoloji alanındaki gelişimini gençlerin yetenekleri, üretim gücü ve insanlığın yararını önceleyen yaklaşımı üzerinden değerlendirdi.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...