KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Burdur’daki Kibyra Antik Kenti’nde 2024’te ortaya çıkarılan yaklaşık 1800 yıllık taş anıtın, beş hayvan kemiğiyle yapılan fal uygulamasında kullanıldığı belirlendi. Taş üzerinde evlilikten ticarete, yolculuktan hastalıklara kadar farklı konulara ilişkin 56 yorum yer alıyor. 🦴

Burdur’da bulunan Kibyra Antik Kenti’nde 2024 yılında gün ışığına çıkarılan yaklaşık 1800 yıllık taş anıtla ilgili araştırmalar tamamlandı. İncelemeler, Roma dönemine ait bu eserin insanların geleceğe dair merak ettikleri sorulara yanıt bulmak için başvurduğu bir fal sisteminin parçası olduğunu ortaya koydu. Anıtın yüzeyinde tam 56 farklı fal yorumunun bulunduğu belirlendi.

Antik dönemde yaşayanlar, söz konusu yöntemi evlilik, ticaret, yolculuk ve hastalık gibi hayatlarını doğrudan etkileyen konularda karar verebilmek amacıyla kullanıyordu. Uygulamada beş küçük hayvan kemiği aynı anda havaya atılıyor, kemiklerin üstte kalan yüzlerine göre elde edilen sonuç taş üzerindeki yazılarla karşılaştırılıyordu. Böylece kişinin sorusuna karşılık gelen yorum belirleniyordu.

Fal uygulamasında genellikle koyun, keçi ya da buzağıların ayak bileği kemiklerinden yararlanıldığı anlaşıldı. Zar gibi kullanılan bu kemiklerin dört farklı yüzü bulunuyor ve bu yüzler sırasıyla 1, 3, 4 ve 6 sayısal değerlerini temsil ediyordu. Beş kemiğin birlikte atılmasıyla ortaya çıkan kombinasyon, taşta yer alan 56 farklı yanıttan birinin seçilmesini sağlıyordu.

Yazıtlardaki yorumlar, insanların planladığı işlerin olumlu sonuçlanacağına dair işaretler içerdiği gibi, bazı durumlarda temkinli olunmasını veya uygun zamanın beklenmesini öneriyordu. Antik kent sakinlerinin bu değerlendirmeler doğrultusunda yolculuk, ticaret ve gündelik yaşamlarını ilgilendiren önemli kararlar almaya çalıştığı düşünülüyor.

Yaklaşık 1,24 metre yüksekliğindeki taş anıtın ilk olarak Kibyra’nın çarşı ve toplantı alanı olarak kullanılan agorasında bulunduğu tahmin ediliyor. Anıt, sonraki yüzyıllarda başlangıçtaki işlevini kaybetti ve bir şapelin duvarında yapı malzemesi olarak kullanıldı.

Taşın dört yüzünde Antik Yunanca yazılar yer alıyor. Fal yanıtlarının yanı sıra dönemin mitolojik tanrılarına ilişkin ifadelerin de bulunduğu yazıtlarda, özellikle yolculuk ve ticaretle bağlantılı tanrı Hermes’in adının sıkça geçmesi dikkat çekiyor. Bu ayrıntı, fal uygulamasının insanların günlük yaşamındaki kararlarla ne kadar yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

Kibyra’daki yazıtlar, Anadolu’nun diğer antik kentlerinde bulunan benzer örneklerle de karşılaştırıldı. Araştırmacılar, Kremna ve Termessos’ta tespit edilen yazıtlarla benzerlikler bulunduğunu belirledi. Bulgular, kemik atarak fal bakma geleneğinin yalnızca Kibyra’ya özgü olmadığını ortaya koydu.

2024’te keşfedilen anıt üzerindeki yazıların çözümlenmesi, Roma döneminde insanların gelecekleriyle ilgili sorularına hangi yöntemle yanıt aradığını ve bu fal sisteminin nasıl işlediğini ayrıntılı biçimde anlamaya olanak sağladı. Şenkal Kileci, Nihal Tüner Önen ve Şükrü Özüdoğru’nun yürüttüğü araştırmanın sonuçları Gephyra adlı akademik dergide yayımlandı.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...