KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İklim verileri, üretim bölgeleri ve emtia fiyatlarını birlikte inceleyen araştırmaya göre, eş zamanlı su kıtlığı küresel buğday fiyatlarını ciddi biçimde artırabilir. Sıcaklık artışının 3 dereceye ulaşması halinde ton başına fiyatın 364 dolara çıkabileceği hesaplandı.

Earth's Future dergisinde yayımlanan araştırma, iklim göstergelerini, dünyanın başlıca buğday üretim alanlarını ve emtia piyasalarındaki fiyat hareketlerini bir arada değerlendirdi. Çalışmanın sonuçları, önemli üretim merkezlerinin birkaçında aynı zaman diliminde ortaya çıkan ağır su kıtlığının dünya buğday fiyatları üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, 2000-2021 dönemine ait verileri analiz ederek buğday fiyatlarında yıllara göre meydana gelen değişimin yaklaşık yüzde 74'ünün şiddetli su kıtlığıyla açıklanabildiği sonucuna ulaştı. Birden fazla büyük üretici bölgede kuraklığın aynı anda görülmesi, fiyatlar üzerindeki artış baskısını daha da güçlendiren başlıca unsurlardan biri olarak değerlendirildi.

Kuraklık yaşayan üretim alanları genişleyebilir

Geçmiş dönemlerin ortalamaları, olağan bir yılda dünyadaki buğday ekim alanlarının yaklaşık yüzde 5'inin ciddi su kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Buna karşılık 2000, 2010, 2012 ve 2020 yıllarında kuraklığın ağırlaşmasıyla bu oran yüzde 15 seviyesini aştı. İklim modelleri de sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte ciddi su sıkıntısı yaşayan buğday üretim alanlarının daha geniş bir bölgeye yayılabileceğine işaret ediyor.

Çalışmada yapılan hesaplamalara göre küresel ortalama sıcaklığın 2 derece artması, buğdayın ton başına fiyatını yaklaşık 273 dolara taşıyabilir. Isınmanın 3 dereceye ulaşması halinde ise ortalama fiyatın 364 dolar civarına çıkması bekleniyor. Bu seviyenin, enflasyon etkisinden arındırılmış 2010 yılı küresel buğday fiyatının yaklaşık üç katına denk geldiği belirtildi.

Buğdayda ilişki güçlü, pirinçte görülmedi

Araştırmanın kapsamına buğdayın yanı sıra mısır ve pirinç de alındı. Kuraklık ile fiyat hareketleri arasındaki güçlü bağın en belirgin biçimde buğdayda görüldüğü, mısırda aynı etkinin daha sınırlı kaldığı tespit edildi. Pirinçte ise kuraklıkla fiyatlar arasında benzer bir ilişkiye rastlanmadı.

Buğday fiyatlarının yalnızca hava ve iklim koşulları tarafından belirlenmediğine de dikkat çekildi. Enerji ve gübre giderleri, mevcut stokların seviyesi, ticaret politikaları ile savaşlar ve diğer jeopolitik gelişmeler de fiyatlar üzerinde etkili olabiliyor. Nitekim Ağustos 2026'da Karadeniz'deki tahıl altyapısına yönelik saldırılar, arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Chicago buğday vadeli işlemleri de temmuz ayının başından bu yana yüzde 17'den fazla yükseldi.

Yeni çalışma, uzun vadede iklim kaynaklı kuraklığın buğday fiyatları üzerindeki etkisinin daha da büyüyebileceğini gösteriyor. Milyarlarca insanın temel beslenme kaynakları arasında yer alan buğdayın üretiminde, birden fazla merkezin aynı anda kuraklıktan etkilenmesi yalnızca tarım sektörü açısından değil, küresel gıda fiyatları ve gıda güvenliği bakımından da önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...