KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • ABD, eski UCM yargıcı Navi Pillay’ın 2026 Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasının ardından Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım uygulama kararı aldı. Washington’ın adımı, aralarında 8 ülke ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bulunduğu aktörlerin tepkisine yol açtı.

ABD yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) eski yargıçlarından Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’ın 2026 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesinin ardından mahkemeye yönelik yaptırım kararı aldığını duyurdu. Washington’ın kararı, uluslararası alanda tepkiyle karşılandı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırım kararını sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kamuoyuna bildirdi. Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın UCM’nin Amerikalıları yargılamasına hiçbir koşulda izin vermeyeceğini belirterek, bu nedenle mahkemeye yaptırım uygulamaya başladıklarını ifade etti.

Washington yönetiminin UCM’nin tarafı olmadığını vurgulayan Rubio, mahkemenin Amerikan vatandaşları üzerinde yargı yetkisine sahip olduğunu kabul etmediklerini söyledi. ABD’li bakan, yaptırımların UCM’nin Amerikalılara karşı böyle bir adım atmasını engellemek amacıyla alındığını kaydetti.

Rubio ayrıca, mahkemenin tehdit olarak nitelendirdiği girişimlerini sona erdirmemesi halinde ABD’nin UCM’yi aşamalı biçimde zayıflatmayı sürdüreceğini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı, “Ya UCM tehditlerine son verecek ya da biz UCM’yi ortadan kaldıracağız.” ifadesini kullandı. Rubio, başka bir açıklamasında da ABD’nin, Amerikalılar üzerindeki tehdit sona erene kadar mahkemeyi “adım adım yıkmaya devam edeceğini” dile getirdi.

Yaptırım kararına uluslararası tepki

ABD’nin yaptırım kararını, UCM’nin eski yargıçlarından Navi Pillay’ın Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasından yalnızca birkaç saat sonra açıklaması dikkat çekti. Pillay, kısa süre önce İsrail’in Gazze’de soykırım işlediği sonucuna varan bir Birleşmiş Milletler raporunun hazırlanmasına başkanlık etmişti.

UCM, Kasım 2024’te Gazze’de soykırım işlendiği gerekçesiyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. ABD, bu karara sert biçimde karşı çıkmış ve söz konusu tutuklama emirlerini tanımadığını açıklamıştı.

Washington yönetimi, ağustos ayında da UCM Başkanı Tomoko Akane’nin yanı sıra mahkemenin bazı yargıçları ve savcılarına yaptırım uygulamıştı. ABD Başkanı Donald Trump ise Rubio’nun UCM’ye karşı yürüttüğü kampanyanın kendisini değil, İsrail Başbakanı Netanyahu’yu koruma amacı taşıdığını söylemişti.

UCM’nin kurucu anlaşması olan Roma Statüsü’ne taraf İngiltere, Kanada, Danimarka, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Hollanda’nın dışişleri bakanları, ABD’nin kararına karşı ortak yazılı açıklama yaptı. Sekiz ülke, mahkemenin bağımsızlığına, tarafsızlığına ve bütünlüğüne yönelik “süregelen ve sarsılmaz” desteklerini yeniden teyit etti.

Ortak açıklamada, “UCM’nin kararlı destekçileri olarak, ABD tarafından mahkemeye uygulanacağı açıklanan yaptırımlardan üzüntü duyuyor ve bunlara güçlü şekilde karşı çıkıyoruz.” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca mahkemenin Roma Statüsü kapsamındaki görevlerini sürdürebilmesi için yaptırımlara karşı hazırlık yürütmesinin takdirle karşılandığı, sekiz ülkenin de UCM’nin çalışmalarını sürdürebilmesini sağlama konusundaki sarsılmaz desteğinin devam ettiği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de ABD’nin UCM’ye yaptırım uygulama kararını kınadı. Guterres, “Bugünkü karar, UCM’nin kilit bir rol oynadığı uluslararası ceza adaletine yönelik ortak çabalara ciddi bir darbe vurmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...