KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Suudi Arabistan'ın enerji tesislerine saldırı düzenlendiği yönündeki Husilerin açıklamaları ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri petrol fiyatlarını yükseltti. Brent petrolün aralık vadeli kontratı 115,74 dolara çıkarken piyasalar 1 Kasım'daki OPEC+ toplantısını izliyor.

Orta Doğu'daki arz güvenliği kaygıları, 30 Ekim Cuma günü petrol fiyatlarında yükselişe yol açtı. Türkiye saatiyle 04.22'de Brent petrolün aralık vadeli kontratı yüzde 0,75 değer kazanarak 115,74 dolara çıktı. ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün aralık vadeli kontratı da yüzde 0,71 artışla 102,72 dolardan işlem gördü. Fiyatları destekleyen gelişmeler arasında Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısını hedef aldıklarına ilişkin açıklamaları ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik belirsizliği yer aldı.

Ekim ayındaki artış da petrol piyasalarının gündeminde. Brent'in ayı yaklaşık yüzde 14, WTI'ın ise yüzde 15 kazançla tamamlaması bekleniyor. Böylece iki gösterge petrolün de üst üste dördüncü ayı yükselişle kapatma yolunda olduğu görülüyor. Piyasalarda temel soru, Orta Doğu'daki çatışmaların enerji arzını ne ölçüde etkileyebileceği.

Husiler saldırı düzenlediklerini öne sürdü

Yemen'deki Husiler, 29 Ekim Perşembe günü Suudi Arabistan'daki önemli enerji tesislerine saldırılar gerçekleştirdiklerini iddia etti. Grubun açıklamasında, ülkenin en büyük petrol rafinerileri arasında bulunan Ras Tanura ve Rabigh'in yanı sıra Abkayk'taki Saudi Aramco tesisinin de hedef alındığı belirtildi.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise ülkenin batısına doğru ilerleyen bir seyir füzesinin engellendiğini açıkladı. İddia edilen saldırıların petrol üretimini veya rafineri çalışmalarını ne ölçüde etkilediği bağımsız biçimde doğrulanmadı. Bununla birlikte dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına yönelik yeni tehditler, arz güvenliği endişelerini artırdı. Rafineri ve işleme tesislerinin hedef alınma riski, ham petrol üretiminin yanı sıra işlenmiş petrol ürünlerinin tedarikini de etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.

Hürmüz Boğazı'nda güvenlik kaygısı sürüyor

Fiyatları yüksek tutan diğer gelişme, Hürmüz Boğazı'ndaki seyir güvenliğine ilişkin belirsizlik oldu. İran Devrim Muhafızları, izinsiz bir güzergâhtan geçmeye çalışan üç petrol tankerinin deniz mayınlarına çarptığını ve alev aldığını ileri sürdü. Tankerlerin kimlikleri ile olayın ayrıntıları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı. Bu nedenle boğazdaki güvenlik risklerine ilişkin kaygılar piyasaların odağında kalmayı sürdürdü.

ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlaması ihtimali, petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilecek gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Tahran'a bir mektup gönderdiği bildirildi; İran ise mektuba henüz yanıt vermedi. İki ülke arasındaki nükleer program ve yaptırımlara ilişkin anlaşmazlıklar devam ediyor. Piyasalar, diplomatik ilerleme olasılığını yeni bir askerî gerilim ihtimaliyle birlikte fiyatlıyor.

Brent kontratlarında vade farkı öne çıktı

30 Ekim'de Brent fiyatlarını değerlendirirken kontratların vade ayrımını da dikkate almak gerekiyor. Vadesi aynı gün dolacak aralık teslimli kontrat 115 doların üzerinde işlem görürken daha yoğun işlem görmeye başlayan ocak teslimli kontrat, bir önceki günü 110,80 dolardan tamamladı. Bu nedenle farklı ekranlarda görülen Brent fiyatları aynı teslim tarihini göstermeyebilir.

Aralık ve ocak vadeleri arasındaki belirgin fark, yakın teslimatlı petrolün daha ileri tarihli teslimata kıyasla yüksek fiyatlandığına işaret ediyor. Enerji piyasalarında bu durum “backwardation” olarak adlandırılıyor. Arz güvenliğine yönelik kaygıların devam etmesi de yakın vadeli kontratlardaki fiyat baskısını artıran etkenler arasında bulunuyor.

Üretici ülkelerin kararı bekleniyor

Piyasaların gündemindeki bir diğer başlık, 1 Kasım Pazar günü yapılacak OPEC+ toplantısı. Aralarında Suudi Arabistan ve Rusya'nın da bulunduğu yedi üretici ülke, 4 Ekim'deki görüşmede kasım ayı üretimini eylül seviyelerinde tutma kararı almıştı. Üreticilerin yeni toplantıda arz güvenliğini, yükselen petrol fiyatlarını ve küresel talep görünümünü ele alması bekleniyor.

Toplantıda yeni bir üretim kararı alınacağı kesinleşmiş değil. Ancak Orta Doğu'daki enerji tesislerine yönelik saldırı riski sürerken üretimin artırılıp artırılmayacağı, petrol fiyatlarının gelecek ay nasıl bir seyir izleyeceği açısından önem taşıyor.

Yüksek fiyatlar Türkiye'yi de etkileyebilir

Petrolün yüksek seviyelerde kalması, Türkiye'nin enerji ithalatı maliyetleri ve akaryakıt fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir. Küresel petrol fiyatlarındaki değişimin pompa fiyatlarına yansımasında döviz kuru, rafineri fiyatları ve vergiler de rol oynuyor. Bu nedenle yükselişin ne kadar süreceği, Türkiye'nin enflasyon ve dış ticaret görünümü bakımından da yakından takip edilecek.