Haberin öne çıkan noktaları
- Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala, 26 Ekim 2026 itibarıyla 3 bin 282 gündür cezaevinde. AİHM Büyük Dairesi 25 Ağustos’ta hak ihlali kararı vererek Kavala’nın serbest bırakılması gerektiğini belirtti.
Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala, 26 Ekim 2026 itibarıyla 3 bin 282 gündür cezaevinde. Gezi Parkı eylemlerinden bu yana Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından “Türkiye’nin Soros’u” diye nitelendirilerek hedef gösterilen Kavala, 18 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alındı ve İstanbul’a götürüldü. Gözaltının gerekçesi ilk aşamada açıklanmazken soruşturmanın gizli yürütüldüğü bildirildi.
Kavala, 1 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklama kararında iki ayrı suçlama yer aldı: Gezi eylemleri kapsamında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında ise “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”. İddianame hazırlığı sırasında dosya ikiye ayrıldı ve Gezi eylemlerine ilişkin iddianame 19 Şubat 2019’da tamamlandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetti.
Beraat kararının ardından yeniden tutuklandı
Kavala, “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla görülen davanın 18 Şubat 2020’deki altıncı duruşmasına tutuklu olarak katıldı. Mahkeme, Kavala’yla birlikte sekiz sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verdi. Ancak İstanbul başsavcılığı, darbe girişimiyle bağlantılı “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” soruşturmasında Kavala hakkında gözaltı kararı bulunduğunu duyurdu. Tahliye edilmesi beklenen Kavala gözaltına alındı. Aynı soruşturmada Ekim 2019’da hakkında tahliye kararı verilmiş olmasına rağmen 19 Şubat 2020’de yeniden tutuklandı. 9 Mart 2020’de ise aynı dosyada bu kez “siyasal veya askeri casusluk” suçlaması yöneltildi ve Kavala tekrar tutuklandı.
Haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 4 Mayıs 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuran Kavala’nın talebi, 15 üyeli mahkemede 29 Aralık 2020’de yapılan oylamada yediye karşı sekiz oyla reddedildi. AİHM’in bağlı olduğu Avrupa Konseyi, 25 Ocak 2021’de Türkiye’ye Kavala’nın serbest bırakılmasının bir rica değil, bağlayıcı hukukun gereği olduğunu hatırlattı.
İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Şubat 2021’de görülen duruşma, Kavala’nın “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ikinci duruşmasıydı. Kavala, tahliye edilmemesinin daha ağır bir hak ihlaline neden olacağını söyledi. Mahkeme tutukluluğun sürmesine karar verdi. AYM’nin gerekçeli kararı 23 Mart 2021’de açıklandı; karara karşı oy kullanarak şerh düşen yedi üye arasında AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın da bulunduğu görüldü.
Avrupa Konseyi ihlal prosedürünü başlattı
Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davanın üçüncü kez görüldüğü 21 Mayıs 2021’de mahkeme, oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Başkan karara şerh koyduğunu açıkladı. 8 Ekim 2021’de Kavala, 16 hak savunucusu ve Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesiyle ilk kez aynı duruşmada hakim karşısına çıktı. Mahkeme bu duruşmada da oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluğunu sürdürdü.
Avrupa Konseyi, AİHM’in ihlal kararına karşın Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye’ye yönelik yaptırım prosedürünü 3 Aralık 2021’de hatırlattı ve Türkiye’den 19 Ocak 2022’ye kadar görüş bildirmesini istedi. Kavala, 17 Ocak 2022’deki duruşmada da tahliye edilmedi. Türkiye, AİHM’e gönderdiği yanıtta, “Kavala’nın yargılanması AİHM kararının alındığı davadan değil, farklı bir davadan sürmektedir” ifadesini kullandı.
Avrupa Konseyi’nin siyasi organı olan Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin Kavala’yı AİHM kararına rağmen serbest bırakmaması üzerine aralık başında başlattığı ihlal prosedürünün ikinci aşamasını 2 Şubat 2022’de oylamaya sundu. Toplantıda, dosyanın AİHM’e havale edilmesine ilişkin ara karar oy çokluğuyla kabul edildi. Erdoğan, ertesi gün kararı eleştirerek, “AİHM ne demiş, Avrupa Konseyi bu konuda ne demiş; bu da bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz. Bu saygıyı duymayanlara da kusura bakmasınlar bizim saygımız olmayacaktır” dedi.
Kavala’nın 1574 gündür tutuklu olduğu Gezi/çArşı davasının beşinci duruşması 21 Şubat 2022’de yapıldı. Mahkeme, tutukluluğun devamına ve dosyaların ayrılmasına karar verdi. AİHM, Türkiye’ye yönelik ihlal sürecini ele almak üzere taraflara görüşlerini sunmaları için 23 Şubat’ta 19 Nisan 2022’ye kadar süre tanıdı. Kavala 21 Mart’ta yeniden hakim karşısına çıktı; mahkeme yine tutukluluğun sürmesine hükmetti. Hükmün açıklanmasının beklendiği 22 Nisan’daki duruşmadan ise karar çıkmadı.
Ağırlaştırılmış müebbet cezası ve temyiz süreci
İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’deki karar duruşmasında Kavala’yı “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti. Mahkeme heyetindeki bir hakim karara karşı oy kullandı. Aynı duruşmada Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası verildi ve sanıklar hakkında tutuklama kararı çıkarıldı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 28 Aralık’ta yaptığı incelemede Kavala ve diğer sanıklara verilen cezaları hukuka uygun buldu. Yargıtay, 28 Eylül 2023’te Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını onadı. Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku’ya verilen 18’er yıllık hapis cezaları da onanırken Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkındaki 18’er yıllık cezalar bozuldu.
Kavala, 30 Nisan 2024’te yeniden yargılanma talebinde bulundu. Davaya bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 14 Mayıs 2024’te kanun gereği değiştirildi. Yeni heyet, talebi bir gün sonra oybirliğiyle reddetti.
AİHM Büyük Dairesi hak ihlali kararı verdi
AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın duruşmasını 25 Mart 2026’da yapacağını 23 Aralık 2025’te duyurdu ve Türkiye’den görüşünü en geç 26 Ocak 2026’ya kadar sunmasını istedi. Büyük Daire, hükümet temsilcilerinin de katıldığı 25 Mart 2026 tarihli duruşmanın ardından taraflara ek görüşlerini iletmeleri için 15 gün süre tanıdı.
AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın ikinci başvurusunu 25 Ağustos 2026’da karara bağladı. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5’inci maddesi ile hak kısıtlamalarının sınırlarını belirleyen 18’inci maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. AİHM Başkanı Matthias Guyomar, “Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalı” dedi.
Karar doğrultusunda Kavala’ya 70 bin avro manevi tazminat, yaklaşık 3,9 milyon lira; 43 bin 342,57 avro maddi tazminat, yaklaşık 2 milyon 434 bin lira ödenmesi gerekiyor. Kavala, kararın hemen ardından İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yeniden yargılanma talebini iletti.



Yorumlar 0