KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Japonya Uzay Ajansı’nın MMX aracı, Mars’ın uydusu Phobos’tan 10 gram regolit alıp 2031’de Dünya’ya ulaştırmayı hedefliyor. Görev başarılı olursa Mars’tan veya uydularından Dünya’da incelenmek üzere örnek getiren ilk çalışma olacak.

Mars’ın daha büyük uydusu Phobos’tan yüzey örneği alarak Dünya’ya taşımak üzere tasarlanan uzay aracı, 19 Ekim’de yola çıktı. Japonya Uzay Ajansı’nın (JAXA) yürüttüğü Mars Uyduları Keşif (MMX) görevi kapsamında araç, Phobos’tan regolit olarak bilinen ay tozundan örnek toplamayı deneyecek. Örneklerin Dünya’ya ulaşması halinde görev, Mars’tan ya da uydularından inceleme amacıyla Dünya’ya malzeme getiren ilk görev olacak.

MMX uzay aracının Ağustos 2027’de Phobos’a varması planlanıyor. Görev, Mars’ın uydularının nasıl meydana geldiği sorusuna yanıt arayacak. Doğa Tarihi Müzesi’nde görev yapan ve MMX’in örnek analizinden sorumlu yardımcısı Profesör Sara Russell, Phobos’a giderek örnekleri Dünya’ya getirmeyi başaran bir görevin daha önce gerçekleştirilmediğini belirtti. Russell, çalışmayı “inanılmaz derecede iddialı ve eğlenceli bir görev” olarak nitelendirdi.

Phobos’a iniş hazırlığı

Güneş Sistemi’nin iç kesimlerinde yalnızca üç uydu bulunuyor: Dünya’nın Ay’ı ile Mars’ın iki uydusu Phobos ve Deimos. Her ikisi de küçük ve biçimsiz bir görünüme sahip. Phobos’un çapı yaklaşık 20 kilometre, Deimos’unki ise yaklaşık 10 kilometre; şekilleri uzayda yüzen patatesleri andırıyor. Yaklaşık 4,5 milyar yıl önce oluştukları bilinen uyduların nasıl meydana geldiği ise henüz açıklığa kavuşmuş değil.

Mars çevresine ulaşmasının ardından MMX önce Deimos’u inceleyecek, sonrasında çalışmalarını Phobos üzerinde yoğunlaştıracak. Yüzey koşullarını keşfetmek için küçük bir gezici araç bırakılması ve bu aracın, MMX uzay aracının Phobos’a iniş yapabileceği uygun bir nokta araması planlanıyor. Ancak bu ölçekteki bir uyduya araç indirmek daha önce denenmediği için iniş aşaması önemli bir güçlük oluşturuyor.

Russell, Phobos’un çekiminin son derece zayıf olduğunu, ancak uydunun kütleçekimi çok daha güçlü olan Mars’ın yakınında bulunduğunu anlattı. Bu durumun yüzeye bir gezici indirmeyi zorlaştırdığını belirten Russell, “Ayın kendi yerçekimi çok az” dedi ve Mars’ın yakınlığının iniş sürecini karmaşıklaştırdığını ifade etti.

On gramlık örnek

Gezici araç, MMX uzay aracının Phobos’a iniş yapabilmesi için uygun bir iniş alanı bulmaya çalışacak. MMX, Phobos’a iniş yaptığında ay tozundan örnek almak için robotik kolunu ve iki örnekleme cihazını kullanacak. Toplanan maddeler küçük bir kapsüle konulacak; kapsülün 2031’de Güney Avustralya’daki Woomera çölüne inerek Dünya’ya dönmesi hedefleniyor. Getirilecek malzemenin toplam miktarı yalnızca 10 gram olacak.

Leicester Üniversitesi’nde Japon ekibiyle çalışan Dr. Chrysa Avdellidou, bu miktarın “aslında çok küçük” olduğunu söyledi. Bununla birlikte bilim insanlarının tek tek taneler üzerinde çok sayıda inceleme yapabileceğini vurgulayan Avdellidou, araştırma için bir yüzeyden kilolarca malzeme toplamanın şart olmadığını belirtti ve örneğin her gramının değer taşıdığını kaydetti.

Bilim insanları, Phobos’tan getirilecek örneğin Mars’ın uydularının kökenine ilişkin iki temel açıklamayı sınamaya yardımcı olmasını bekliyor. İlk olasılığa göre Mars’ın erken dönemlerinde gezegene çarpan bir gök cisminin saçtığı enkaz, Phobos ve Deimos’u oluşturdu. Diğer açıklama ise uyduların Güneş Sistemi’nin dış bölgelerinden gelen ve Mars’ın çekimine kapılan iki başıboş asteroit olduğu yönünde.

Russell, örneğin kimyasal bileşimiyle mineral yapısının ayrıntılı biçimde incelenebileceğini ve bu iki ihtimalin birbirinden farklı sonuçlar ortaya koyacağını söyledi. “Çarpmanın ürünü mü yoksa bir asteroit mi olduğu hemen belli olacak. Yani bunu çok çabuk öğreneceğiz” diyen Russell, analizlerin uyduların oluşum biçimini ayırt etmeye yardımcı olacağını ifade etti.

Mars’tan gelebilecek izler

Görev ekibi, Phobos örneğinde Mars’tan kopmuş küçük parçaların da bulunabileceğini umuyor. Russell, Phobos’un Mars yüzeyine çok yakın konumda olmasının, gezegene çarpan gök cisimlerinin saçtığı küçük tanelerin uyduya ulaşmasına imkân verebileceğini belirtti. Bu nedenle kapsüldeki malzemenin yalnızca Phobos hakkında değil, Mars’ın bileşimi ve geçmişi hakkında da doğrudan bilgi taşıması mümkün.

Mars’tan Dünya’ya malzeme getirmek, uzay bilimcilerinin uzun süredir gerçekleştirmeye çalıştığı hedeflerden biri. NASA’nın Perseverance keşif aracı 2021’den bu yana Mars yüzeyinde ilerliyor, örnekler topluyor ve bunları kaplarda saklıyor. Ancak NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) bu kapsülleri alıp Dünya’ya taşımasını öngören Mars Örnek Geri Getirme görevi, ABD Kongresi’nin finansmanı durdurmasının ardından fiilen iptal edildi.

Çin de Mars’tan örnek getirmeye yönelik kendi görevini yürütüyor. 2028’de fırlatılması planlanan misyonla, Kızıl Gezegen’den alınacak malzemenin 2031’de Dünya’ya ulaştırılması amaçlanıyor. Mars’a ait bazı parçalar ise gezegen yüzeyinden asteroit çarpmalarıyla kopup Dünya’ya kadar ulaşan meteoritler sayesinde hâlihazırda Dünya’da bulunuyor.

Mars meteoritleri oldukça nadir görülüyor. Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenen bir örnek de bunlardan biri. Mars’tan koparak gezegenimize ulaşan bu taşlar, Dünya’ya geldikten sonra hava, toz, toprak ve suyla temas ederek kirleniyor. Bu nedenle bilim insanları, bozulmamış durumda olabilecek Mars ve uydu örneklerini doğrudan uzaydan getirmeye büyük önem veriyor.

Görevle ilgili haber 19 Ekim 2026’da yayımlandı ve 20 Ekim’de güncellendi.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...