KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, ağustos ayında OPCW gözetiminde 42 kimyasal hava bombasının imha edildiğini açıkladı. Şeybani, kimyasal silah dosyasının kapatılması için tesislerin belirlenmesi, takvim oluşturulması ve şeffaf kriterlerin uygulanmasını içeren yol haritası üzerinde çalışıldığını bildirdi.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, devrik Esed rejimi döneminde yürütülen kimyasal silah programının bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve ülkenin bu alandaki ulusal kapasitesinin yeniden oluşturulması amacıyla çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Şeybani, ağustos ayında 42 kimyasal hava bombasının imha edildiğini belirterek, bu işlemin 2014’ten bu yana Suriye topraklarında doğrulanan ilk imha faaliyeti olduğunu söyledi.

Kimyasal Dosya Yol Haritası

Şeybani, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Genel Direktörü Sabine Dallafior ile başkent Şam’daki Tişrin Sarayı’nda görüştü. İki yetkili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yaptı. Şeybani, Dallafior ile görüşmesinde Suriye’nin kimyasal silah dosyasının nihai olarak kapatılmasına yönelik bir yol haritasını ele aldıklarını aktardı.

Hazırlanması planlanan çerçeve kapsamında kimyasal silah programıyla bağlantılı tesislerin tespit edilmesi, uygulanabilir ve açık bir takvimin hazırlanması ile şeffaf ölçütlerin belirlenmesi konularının gündeme alındığını belirten Şeybani, ortak plan taslağının OPCW Teknik Sekretaryası ile birlikte ilerletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Bakan, bu çalışmanın önümüzdeki ay düzenlenecek Taraf Devletler Konferansı’na kadar sürdürülmesinin amaçlandığını kaydetti.

Suriye’nin haziran ayında, önceki rejimden devralınan beyanlardaki bilgileri düzeltmek üzere harekete geçtiğini hatırlatan Şeybani, devrik rejim tarafından gizlendiğini belirttiği bir üretim tesisi ile iki depolama tesisinin resmi bildirimlere dahil edildiğini söyledi. Mühimmatların da bu resmi beyanlara eklendiğini aktaran Şeybani, böylece kimyasal silah programına ilişkin kayıtların kapsamının genişletildiğini bildirdi.

Şeybani, ağustos ayında OPCW’nin gözetimi altında, daha önce beyan edilmiş 42 kimyasal hava bombasının imha edildiğini yineledi. Bakan, söz konusu işlemin 2014 yılından bu yana Suriye’de doğrulanmış ilk imha faaliyeti olarak başarıyla tamamlandığını vurguladı.

Suriye’nin 9 Temmuz’da OPCW bünyesindeki tüm hak ve ayrıcalıklarını yeniden elde ettiğini belirten Şeybani, bu gelişmenin üye ülkelerin benzeri görülmemiş uzlaşısıyla desteklenen tarihi bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi.

Adalet ve Saha Çalışmaları

Kimyasal silah dosyasının sonuçlandırılmasının yalnızca teknik işlemlerle sınırlı olmadığını belirten Şeybani, sürecin mağdurların haklarının teslim edilmesi ve adaletin sağlanmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Şeybani, kimyasal silah suçlarına karıştığından şüphelenilen 18 kişinin tutuklu bulunduğunu açıkladı.

Sahadaki çalışmaların mayınlar, zarar görmüş tesisler ve önceki rejim tarafından gizlenen ya da imha edilen kayıtlar nedeniyle güçlükle yürütüldüğünü belirten Şeybani, buna rağmen devrik Esed rejiminin kimyasal silah programının tüm boyutlarını açığa çıkarmak için yoğun çaba gösterdiklerini ifade etti. Bakan, bu çalışmaların bir diğer hedefinin Suriye’nin kimyasal silahlarla mücadele alanındaki ulusal kapasitesini yeniden inşa etmek olduğunu kaydetti.

İsrail’e Bölgesel Gerilim Suçlaması

Basın açıklamasında bölgesel gelişmelere de değinen Şeybani, İsrail’i Suriye’de istikrarı bozmakla suçladı. İsrail’e, ABD’nin yaklaşık bir buçuk yıldır arabuluculuğunu yaptığı müzakere sürecine ciddi biçimde yaklaşması çağrısında bulunan Şeybani, Suriye’nin güvenliğine ve egemenliğine saygı gösteren bir anlaşmaya ulaşmak için müzakerelere bağlı olduklarını belirtti.

Şeybani, İsrail’in uygulamaları nedeniyle onlarca Suriyelinin akıbetinin bilinmediğini de ifade ederek, Suriye’nin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Suriyeli Bakan ayrıca İsrail’in Süveyda’da hukuk dışı silahlı gruplara silah ve para sağladığını, bu grupları güvenlik güçleri ile orduya karşı suç işlemeye yönlendirdiğini ileri sürdü. Uluslararası topluma, bölgeyi kaosa sürükleyebilecek girişimlerin sona erdirilmesi çağrısı yapan Şeybani, 1974 tarihli anlaşmaya dönülmesi ve Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) bu anlaşmayı uygulamasına imkan tanınması gerektiğini söyledi.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...