Haberin öne çıkan noktaları
- Bahçelievler Mahallesi’nde eski kız arkadaşına gönderilen takip isteği nedeniyle çıkan tartışmada Celal Can Er’in ölümüyle ilgili tutuklu sanık Yunus Emre Çoşkun hakim karşısına çıktı. Çoşkun, olay sırasında kendisine saldırıldığını ve bıçağı hedef gözetmeden savurduğunu öne sürerken mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi.
Olay, 15 Ağustos’ta Bahçelievler Mahallesi Zambak Sokak’ta yaşandı. İddiaya göre Celal Can Er, eski kız arkadaşına sosyal medya üzerinden takip isteği gönderdiği gerekçesiyle aralarında husumet bulunan Yunus Emre Çoşkun’u konuşmak amacıyla okullar bölgesine çağırdı. Er’in 19, Çoşkun’un ise 20 yaşında olduğu belirtildi.
Celal Can Er ve beraberindeki arkadaşlarıyla Yunus Emre Çoşkun arasında çıkan tartışma kısa sürede arbedeye dönüştü. Bu sırada Çoşkun’un yanında getirdiği 26 santimetre uzunluğundaki ekmek bıçağıyla Er’i yaraladığı öne sürüldü. Arkadaşlarının ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri gönderildi. Hastaneye kaldırılan Er, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından kaçan Yunus Emre Çoşkun, bir süre sonra polise teslim edildi ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında Çoşkun, ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Sanık, takip isteği meselesinin 2024 yılında yaşandığını, bu konuyu daha sonra konuştuklarını ve aralarındaki sorunu çözdüklerini savundu. Çoşkun, Celal Can Er’i 2026 yılının şubat ayında düzenlediği asker eğlencesine kendisinin davet ettiğini ve birlikte eğlendiklerini söyledi.
Sanık savunmasında, daha önce tanımadığı bir kişinin kendisine mesaj attığını, bu kişiyle konuştuğunu ve Celal Can Er’in kendisini arayarak durumu sorduğunu anlattı. Çoşkun, söz konusu konuşmaların ekran görüntülerini Er’e gönderdiğini belirterek 2026 yılına kadar aralarında herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade etti. Asker eğlencesinde Er’in kendisine, ‘İyi ki kız yüzünden arkadaşlığımız bozulmamış’ dediğini aktardı.
Çoşkun, ağustos ayında askerden döndükten sonra olay gününe kadar evden çıkmadığını, yalnızca bir arkadaşının otomobiline bakmak için dışarı gittiğini dile getirdi. Dönüşte K.M. isimli kişiyi gördüğünü ve bir süre sohbet ettiklerini anlatan sanık, daha sonra evine gittiğini söyledi. Akşam saatlerinde K.M.’ye ait olduğunu ve tanımadığını belirttiği bir telefon numarasından ısrarla arandığını kaydeden Çoşkun, arayan kişinin Celal Can Er olduğunu ve kendisini yanına çağırdığını aktardı.
Çoşkun, istememesine rağmen Celal Can Er’in ısrar etmesi ve evine gelebileceğini söylemesi üzerine taksiyle Site’ye gittiğini belirtti. Parkta araçtan inerken Er’in kendisine yumruk attığını, çevrede bulunan bir kişinin de kalabalık nedeniyle okulun yanında konuşmalarını söylediğini öne sürdü. Sanık, kendisini zorla araca bindirmeye çalıştıklarını ve ardından araca beş kişinin bindiğini iddia etti. Er’in bir kez daha kendisine vurduğunu, yumruk atıp hakaret ettiğini söyleyen Çoşkun, onu sakinleştirmeye çalıştığını ifade etti.
Sanık, P. isimli kişinin kendisini tuttuğunu, kendisinin ise eliyle iterek uzaklaşmaya çalıştığını ve çevresindeki kişilerin etrafını sardığını anlattı. Üçüncü darbeyi aldıktan sonra bıçağını çıkararak hedef gözetmeden savurduğunu belirten Çoşkun, yaralamanın karın bölgesine geldiğini hatırladığını söyledi. Uzaklaşmaya çalıştığı sırada arkasından tahta parçaları atıldığını ileri süren sanık, daha sonra giderek polise teslim olduğunu dile getirdi.
Tarafların Açıklamaları ve Davanın Olası Sonucu
Çoşkun, ifadesinin devamında olay yerindeki kişilerin mahalleden tanıdığı ve asker eğlencesine gelen arkadaşları olduğunu, bu nedenle kavga çıkacağını düşünmediğini savundu. Sanık, Celal Can Er’in sarhoş olduğunu ve ailesine zarar verebileceğini düşündüğü için bıçağı yanına aldığını söyledi. Mahkeme başkanının, bu endişeye rağmen neden olay yerine gittiğini sorması üzerine ise ‘Cahillik etmişim’ yanıtını verdi.
Hayatını kaybeden Celal Can Er’in annesi Mehtap Çakmak, sanığın oğlunu isteyerek ve kasten öldürdüğüne inandığını söyledi. Çakmak, ‘Öfkeyle oldu hadi, neden koluna bacağına değil de kalbine vurup hayattan koparmış. Onu dünyadan koparmak için yapmış. Ağır ceza alsın istiyorum’ ifadelerini kullandı.
Duruşmada olay sırasında çevrede bulunan 8 genç tanık olarak dinlendi. Tanıkların çoğunun önceki ifadeleriyle çelişen beyanlarda bulunması üzerine mahkeme başkanı, yalan tanıklığın suç olduğunu birkaç kez hatırlattı.
Sanık avukatı, müvekkilinin çevresinin sarıldığını ve sonucu amaçlanmamış olsa da eylemin meşru müdafaa sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Müdafi, bu gerekçelerle Çoşkun’un tahliye edilmesini talep etti. Er ailesinin avukatı ise sanığın evinden bıçağı alarak çıkmasının öldürme kastını ortaya koyduğunu belirterek bu hususun dikkate alınmasını istedi.
Mahkeme heyeti, Yunus Emre Çoşkun’un tutukluluk halinin sürmesine karar verdi. Dinlenmeyen tanıkların ifadelerinin alınması ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşma 10 Kasım’a ertelendi.



Yorumlar 0