KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • AB’ye e-ticaret yoluyla gönderilen ürünlerde tanımlayıcı bilgilerin gümrük beyanına eklenmesi 1 Kasım 2026’da zorunlu olacak. Gümrük Müşaviri Çiğdem Ağdağ, firmaları ürün kodlarını ve veri uyumunu gözden geçirmeleri, yeni maliyetleri hesaplarken Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajlarını da dikkate almaları konusunda uyardı.

Avrupa Birliği’nin e-ticaret yoluyla yapılan ithalata yönelik yeni gümrük düzenlemesi, Türkiye’den Avrupa’ya satış yapan firmaların beyan ve maliyet süreçlerini etkileyecek. OWIT UKODER (Uluslararası Ticarette Kadın Organizasyonu Derneği) Türkiye Başkanı ve Gümrük Müşaviri Çiğdem Ağdağ, 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek uygulamayla AB’ye gönderilen ürünlerin gümrük beyannamelerinde ürün tanımlayıcı bilgilerinin de bulunmasının zorunlu hale geleceğini belirtti. Ağdağ, işletmelerin ürün bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmesi ve kullandıkları kodları gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

Ağdağ, ürün kodlarının beyanlarda yer alacağını söyledi

Ağdağ’a göre yeni düzenleme, AB’nin e-ticaret üzerindeki denetimini sıkılaştırma adımlarından biri. Mevcut uygulamada ürünün tanımı, değeri ve tarife sınıflandırması gümrük beyanlarında öne çıkarken, yeni dönemde satıcıların ve üreticilerin ürünler için kullandığı tanımlayıcı kodlar da beyanın parçası olacak. Satıcının ürüne verdiği kod ile üreticinin ürün kodunun yanı sıra varsa uluslararası standartlardaki ürün tanımlayıcıları da gümrük işlemlerinde kullanılacak.

Ağdağ, bu bilgilerin ürünlerin takibini kolaylaştıracağını, gümrük idarelerinin güvenlik ve mevzuata uygunluk kontrollerini daha etkili yürütmesine yardımcı olacağını ifade etti. Ürünlerin kim tarafından satıldığı ve üretildiği ile ilgili bilgilerin daha ayrıntılı izlenmesi, AB’nin yeni yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor.

Avrupa’ya 2025’te 5,9 milyar düşük değerli ürün gönderildi

Çiğdem Ağdağ, AB’nin denetimleri artırma kararının arka planında büyüyen e-ticaret hacminin bulunduğuna işaret ederek Avrupa Komisyonu’nun verilerini aktardı. Buna göre 2025 yılında, AB dışındaki ülkelerden Avrupa’daki tüketicilere doğrudan yaklaşık 5,9 milyar düşük değerli ürün ulaştırıldı.

Ağdağ, bu hacmin gümrük kontrollerinin neden daha fazla önem kazandığını ortaya koyduğunu belirtti. AB’nin odağının artık yalnızca ticaretin hızlı yürütülmesi olmadığını söyleyen Ağdağ; ürün güvenliğinin, izlenebilirliğin ve kurallara uygunluğun da daha yakından takip edileceğini kaydetti.

Küçük gönderilerde ürün grubuna göre vergi uygulanacak

Ağdağ’ın dikkat çektiği bir diğer değişiklik, düşük tutarlı e-ticaret gönderilerinin maliyetleriyle ilgili. AB, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 150 avroya kadar değere sahip gönderiler için uygulanan gümrük vergisi muafiyetini kaldırarak ürün kategorisi başına 3 avroluk geçici bir vergi uygulamasına geçti. Bu uygulamanın 1 Temmuz 2028’e kadar sürmesi, ardından ürünün türüne göre olağan gümrük vergilerinin devreye girmesi öngörülüyor.

Vergi tutarı, Ağdağ’ın açıklamasına göre, paketteki ürünlerin yalnızca adedine bakılarak belirlenmiyor; ürünlerin hangi gruplara girdiği de hesaba katılıyor. Örneğin aynı pakette beş tişört bulunması halinde 3 avro vergi alınırken, bir tişörtle bir saatin birlikte gönderilmesi durumunda tutar 6 avroya çıkabiliyor. Bu nedenle farklı ürün gruplarını tek bir gönderide bir araya getiren firmaların maliyet hesaplarını ürün kategorilerini dikkate alarak yapması gerekiyor.

AB, gümrük işlemlerinin masraflarını karşılamak amacıyla ayrıca yeni bir işlem ücreti getirmeyi de planlıyor. Ağdağ, söz konusu ücretin ne kadar olacağının ve hangi tarihte uygulanmaya başlanacağının henüz netleşmediğini bildirdi.

Türkiye’den gönderilen her ürün için 3 avro alınmayabilir

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği ilişkisinin bazı ürünler bakımından ihracatçılara avantaj sağlayabileceğini belirten Ağdağ, 3 avroluk verginin Türkiye’den gönderilen tüm ürünlere kendiliğinden uygulanmayacağını söyledi. Gümrük Birliği kapsamında gerekli koşulları sağlayan gönderiler bu vergiden muaf tutulabilecek.

Ağdağ, firmaların yeni düzenlemenin getirebileceği giderleri hesaplarken sahip oldukları mevcut avantajları da değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Türk ihracatçıların kuralları doğru yorumlamasının, satış ve gönderi maliyetlerini planlamaları açısından önem taşıdığını ifade etti.

KOBİ’lere ürün bilgileri ve veri uyumu uyarısı

Yeni kuralların özellikle küçük ve orta ölçekli ihracatçıları etkileyebileceğine dikkati çeken Ağdağ, işletmelerin hazırlıklarını son döneme bırakmaması gerektiğini dile getirdi. Ürün bilgilerinin doğru hazırlanması, satış platformlarında bulunan verilerle gümrük beyannamelerindeki bilgilerin birbiriyle uyumlu olması ve yeni maliyetlerin satış fiyatlarına etkisinin hesaplanması, önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacak.

Ağdağ, e-ihracat yapan şirketlerin sattıkları ürünlere ait kodları ve açıklamaları, ayrıca gümrük işlemlerinde kullandıkları bilgileri yeniden incelemesini istedi. Eksik ya da yanlış beyan edilen verilerin gümrük işlemlerinin gecikmesine ve ilave maliyet çıkmasına yol açabileceğini belirtti.

Ağdağ’dan gümrük ve mevzuat süreçlerini izleme çağrısı

AB’nin ürünün yalnızca sınırdan geçişini değil; satıcısını, üreticisini ve mevzuata uygunluğunu da daha ayrıntılı biçimde takip etmeyi amaçladığını söyleyen Ağdağ, e-ihracatçıların gümrük ve mevzuat çalışmalarına satış ve pazarlama faaliyetleri kadar önem vermesi gerektiğini kaydetti.

Ağdağ, Avrupa pazarında yer almanın yalnızca ürün satışıyla sınırlı olmadığını, pazarın değişen kurallarına zamanında uyum sağlamanın da gerekli olduğunu belirtti. Firmaların ürün tanımlama ve beyan süreçlerini yeni düzenlemelere göre gözden geçirmesi, olası gecikme ve ek maliyet risklerini azaltmak açısından önem taşıyor.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...