Haberin öne çıkan noktaları
- ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler yaklaşırken dolar endeksinin yükselmesi, yüksek faizler ve enerji maliyetleri seçmenler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdı. Uzman Zafer Ergezen, seçim sonuçlarının Trump yönetiminin İran politikasında da önemli değişikliklere yol açabileceğini belirtti.
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk iki yılında uyguladığı ekonomi politikaları, ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesinde yeniden tartışma konusu oldu. Yönetimin düşük faiz ve zayıf dolar beklentisine karşın doların değer kazanması, enerji fiyatlarıyla borçlanma maliyetlerindeki artışla birlikte seçmenlerin ekonomik yükünü ağırlaştırdı.
Trump yönetimi düşük faiz ve zayıf dolar istedi
Trump, 2025 ve 2026 boyunca faizlerin düşürülmesini savundu; bu yaklaşımı nedeniyle dönemin Fed Başkanı Jerome Powell’ı da eleştirdi. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, ekonomik göstergelerin ise faiz indirimlerini desteklemediğini söyledi. Ergezen’e göre yönetim, piyasadaki likiditenin artmasını ve doların değer kaybetmesini istiyor. Bu politikayla ABD’nin cari açığını azaltmak, hatta ülkeyi cari fazla verebilecek bir ekonomik yapıya kavuşturmak hedefleniyor.
Ergezen, doların güçlü olmasının ABD ürünlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü düşürdüğüne dikkati çekti. Trump’ın başta Çin olmak üzere bazı ülkelerden yapılan ithalata yönelik eleştirilerini hatırlatan uzman, yüksek değerli doların ithalatı teşvik ederek cari açığı büyütebileceğini belirtti. Trump’ın beklentisinin ise doların gerilemesiyle ABD ürünlerinin rekabet avantajı kazanması ve ihracatın yükselmesi olduğunu kaydetti.
Dolar endeksi Nisan 2025’ten bu yana zirveyi gördü
Dolar endeksi, ABD para biriminin avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki seyrini ölçüyor. Orta Doğu’daki gerilimin enerji arzına ilişkin riskleri gündemde tutması ve Fed’in para politikasında daha sıkı bir tutum izleyeceğine yönelik beklentiler, endeksin güçlenmesinde rol oynadı.
Bölgedeki çatışmaların devam etmesi petrol arzına yönelik kaygıları artırırken enerji fiyatlarındaki yükseliş de enflasyon baskısını yukarı taşıdı. Dolar endeksi 102,9’a ulaşarak Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü; daha sonra 101,5’in üzerinde dengelendi. Endeksin değeri, 2025 yıl sonuna kıyasla yüzde 3,3 arttı.
Ara seçimler öncesi maliyet baskısı arttı
Sandık tarihi yaklaşırken seçmenler; enerji giderlerinin yanı sıra konut kredisi faizleri ve piyasa faizlerindeki yükselişin etkilediği bir ekonomik ortamda oy kullanmaya hazırlanıyor. Seçim öncesinde yayımlanan son makroekonomik göstergeler, Amerikan hane halkının hem günlük harcamalarda hem de uzun vadeli finansman maliyetlerinde daha fazla baskıyla karşı karşıya kaldığına işaret etti.
Ergezen, seçimlere yaklaşılırken doların güçlenmesi ve faizlerin yüksek kalmasının Trump yönetiminin aleyhine işlediğini ifade etti. Uzman, değerlendirmesinde, “Seçimler öncesinde dolar, faizlerin yükselmesi ve enflasyondaki hızlanmayla beraber değer kazanıyor. Dolayısıyla bu, hiçbir devlet başkanının isteyeceği bir şey değil. Çünkü yeni konutlar konusunda mortgage maliyetleri yükseliyor. Birçok ürün pahalanıyor. Bunun en net etkilerini de aslında benzin fiyatlarında görüyoruz. Faiz oranlarının yüksek seviyelerde seyretmesi ve doların değer kazanması, Trump'ın aleyhine gelişmeler olarak öne çıkıyor.” dedi.
Seçim sonuçları İran politikasını etkileyebilir
Ergezen, seçim öncesinde yaşanan ekonomik gelişmelerin Trump’ı İran konusunda yeni bir çatışmaya girmekten de anlaşmaya varmaktan da uzak tuttuğunu savundu. Ara seçimlerin sonuçlarının ABD’nin Orta Doğu politikasında belirleyici olabileceğini söyleyen uzman, seçim sonrasında ABD/İsrail-İran savaşında önemli gelişmeler yaşanabileceğini değerlendirdi.
Ergezen, seçim sonuçlarına bağlı olarak taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya varılabileceğini ya da ABD/İsrail-İran savaşının başka bir aşamaya taşınabileceğini belirtti. Sonuçların Trump’ın bundan sonraki adımlarını da şekillendireceğini ifade eden uzman, gelişmelerin başkanı daha agresif bir çizgiye yöneltebileceği gibi uyguladığı politikaların tam tersine dönmesine de neden olabileceğini söyledi.



Yorumlar 0