Haberin öne çıkan noktaları
- “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” sloganıyla 10 şehirde düzenlenen yürüyüşlerde gazetecilerin serbest bırakılması istendi. Gösteriler, gazetecilere yönelik tutuklamalar ve basın özgürlüğü tartışmalarının sürdüğü dönemde yapıldı.
Türkiye’de gazetecilere yönelik yargı süreçleri ve basın özgürlüğü tartışmaları sürerken, 24 Ekim 2026’da İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’ın da aralarında bulunduğu 10 şehirde “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” yürüyüşleri düzenlendi. Sendikaların destek verdiği eylemlerde gazetecilerin serbest bırakılması talep edildi.
2022’de yasalaşan düzenleme tartışma yarattı
Gazetecilerin tutuklanmasına dayanak gösterilen ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” adıyla anılan düzenleme, Ekim 2022’de Meclis’ten geçti. Kanunla Türk Ceza Kanunu’na “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu eklendi. Endişe, korku veya panik yaratmaya, ülkenin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini ve kamu barışını bozmaya yönelik yayın yapanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldü.
Düzenlemenin kabul edildiği dönemde Özgür Özel, kanundaki ifadelerin belirsiz olduğunu ve keyfî uygulamalara zemin hazırlayabileceğini söylemişti. Yasanın iptali için yapılan başvuruyu Anayasa Mahkemesi reddetti.
Eylül ve ekimde gazeteciler tutuklandı
Son dönemde “kamuoyunu yanıltıcı nitelikte yayın ve paylaşımlar” suçlaması başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla çok sayıda gazeteci hakkında adli süreç başlatıldı. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu hakkındaki soruşturma kapsamında gazeteci Selahattin Günday, 15 Eylül’den bu yana tutuklu bulunuyor. Aynı gün Ankara’da gazeteci Tuğba Tekerek de Gürcistan’daki seçimlerde LGBTİ+ haklarına ilişkin yaptığı haber nedeniyle suçlandı ve tutuklandı.
Fon skandalının ardından yayımlanan haberler ve yapılan paylaşımlar nedeniyle en az iki gazeteci tutuklandı. Sözcü gazetesi editörü Mustafa Balcı ile gazeteci Şaban Sevinç, 10 Ekim’de tutuklandı. Aynı soruşturma kapsamında İsmail Saymaz ise ev hapsinde tutuluyor.
Gazeteci Murat Ağırel, Sarıgül ailesinin fertlerine yönelik soruşturma kapsamında 16 Ekim’de tutuklandı. Gazeteci İsmail Arı da eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine, “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasıyla 21 Ekim’de tutuklandı. Bu, Arı’nın aynı yıl içindeki ikinci tutukluluğu oldu; gazeteci mart-haziran ayları arasında 75 gün cezaevinde kalmıştı.
24 Ekim’de 10 şehirde yürüyüş yapıldı
İstanbul’daki eylemde kortej, Kadıköy’de Boğa Heykeli çevresinde toplandıktan sonra iskele yönüne yürüdü. Yürüyüşte tutuklu gazeteciler İsmail Arı ve Murat Ağırel’in fotoğrafları taşındı. Diyarbakır’da da aynı gün basın özgürlüğü için yürüyüş düzenlendi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Kadıköy’de yaptığı konuşmada mesajlarının iktidara yönelik olduğunu, ancak yurttaşların da bu mesajı duyması gerektiğini belirtti. Durmuş, “Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır” dedi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, DİSK/Basın-İş, Haber-Sen ve Çağdaş Gazeteciler Derneği ortak açıklama yayımlayarak tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.
Yürüyüşlerle eş zamanlı olarak Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da bir paylaşım yaptı. Yıldız, “Yalan ve yanıltıcı haberlerle insanların onurunu, namusunu, şerefini ayaklar altına almak dünyanın her yerinde suçtur ve basın özgürlüğü ile alakası yoktur” ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin X hesaplarına ve haber içeriklerine erişim engelleri getirilmesi, T24’ün kapatılması ve Halk TV’ye kayyum atanması da basın özgürlüğü gündemindeki gelişmeler arasında yer aldı.



Yorumlar 0