KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İsrail Başbakanı Netanyahu, seçimlerde parlamentoda çoğunluğu sağlayamayan siyasi bloğunun ardından Arap partilerini yabancı müdahalesinden yararlanmakla suçladı. Katar iddiaları reddederken, seçim komisyonu sistematik usulsüzlük iddialarını destekleyen bir dayanak bulunmadığını bildirdi.

İsrail’de seçim sonuçları, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki siyasi bloğu hükümet kurmak için gereken çoğunluğun gerisinde bıraktı. Arap partilerinin parlamentodaki sandalye sayısını artırması ve yeni hükümetin kurulmasında belirleyici olabilecek konuma gelmesi, ülkedeki siyasi dengeleri değiştirdi. Netanyahu ile Likud Partisi, sonuçların ardından seçimlere müdahale edildiğini ve usulsüzlük yapıldığını öne sürdü.

Oyların yaklaşık yüzde 90’ı sayıldığında yayımlanan tahminler, Netanyahu’nun bloğuna 53 sandalye öngörüyordu. Gadi Eisenkot’un liderliğindeki muhalefetin 48, Arap partilerinin ise 19 sandalye kazanması bekleniyordu. Hükümet kurabilmek için Knesset’te 61 sandalyeye ihtiyaç duyuluyor. Perşembe akşamı tamamlanması beklenen sayımın, Netanyahu cephesinin bu eşiğe ulaşamadığını teyit etmesi öngörülüyor.

Arap seçmenlerin katılımı rekor düzeye çıktı

Seçimde İsrail’in Arap vatandaşlarının katılımı rekor seviyeye ulaştı. Bu topluluğun önemli bir bölümünü, İsrail’in 1948’de kurulmasının ardından ülkede kalan Filistinlilerin torunları oluşturuyor. Seçim kampanyası boyunca Netanyahu ve aşırı sağcı müttefikleri Arap partilerini defalarca tehdit olarak nitelendirmişti.

1996’dan bu yana aralıklarla başbakanlık yapan Netanyahu, Arap partilerinin dış müdahaleden ve yabancı kaynaklı finansmandan yararlandığını iddia etti. Ancak Netanyahu ve müttefikleri, bu suçlamaları destekleyen bir kanıtı kamuoyuyla paylaşmadı. Netanyahu, X hesabından Likud’un açıklamasını yayımladı. Partinin açıklamasında, seçimlerin “terörü ve Yahudi devletinin ortadan kaldırılmasını destekleyen Arap partileri tarafından” çalındığı ileri sürüldü; rüşvet, tehdit, şiddet, sahtecilik ve seçmenleri harekete geçirmek amacıyla yasaklı yazılımlardan yararlanıldığı iddiaları sıralandı.

Netanyahu, 28 Ekim 2026’da Likud Partisi’nin genel merkezinde destekçilerine seslendi. Başbakan, perşembe sabahı X’te yaptığı başka bir paylaşımda ise Filistin asıllı İsrailli siyasetçi ve Ta’al Partisi’nin önde gelen isimlerinden Ahmed Tibi’nin seçimden dört gün önce Katar’a gitmesini sorguladı.

Seçim komisyonu sistematik ihlale dayanak bulmadı

İsrail Merkez Seçim Komisyonu, yabancı müdahale iddialarını incelemesi için iç istihbarat servisi Şin Bet’ten çalışma yapmasını istedi. Komisyonun talebinde Arap partileri doğrudan herhangi bir usulsüzlükle suçlanmadı. Komisyon ayrıca, bilgisi dahilinde seçimlerin bütünlüğünün sistematik biçimde ihlal edildiği iddialarını destekleyen bir dayanak olmadığını bildirdi.

Arap partilerinin oluşturduğu Ortak Liste, suçlamaları reddederek Netanyahu cephesinin artan siyasi etkiler nedeniyle Arap seçmenlerin oylarını itibarsızlaştırmaya çalıştığını savundu. Liste, Netanyahu’yu “seçimi çalmaya çalışmakla” suçladı. Ra’am Partisi lideri Mansur Abbas ise usulsüzlük iddialarının soruşturulmasını olumlu karşıladığını, ancak partisinin bu suçlamalarla “hiçbir bağlantısının bulunmadığını” söyledi. Abbas, 27 Ekim’de ilk sandık çıkış anketinin açıklanmasının ardından destekçilerini selamladı.

Netanyahu, daha önce de yardımcılarının Katar’la olası ilişkileri nedeniyle eleştirilmişti. Geçen yıl iki yardımcısı, Körfez ülkesinden ödeme aldıkları şüphesiyle gözaltına alınmıştı. Katar, İsrail seçimlerine müdahale ettiği ya da sonucu etkilemeye yönelik girişimleri finanse ettiği iddialarını kesin bir dille reddetti. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, “Katar’ı önce Binyamin Netanyahu’yu, ardından İsrail siyasi solunu ve şimdi de bu son kampanyada Arap seçmenleri satın almakla suçluyorlar. Bu iddialar hem gülünç hem de tehlikeli” dedi.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, iddialar hakkında kapsamlı soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. Herzog, soruşturma sırasında ülkedeki Arap toplumunun tamamının damgalanmaması gerektiği uyarısını da yaptı.

Hükümet kurma takvimi ve olası erken seçim

Oy sayımının perşembe akşamı tamamlanması beklenirken seçim sonuçlarının resmen onaylanması için son tarih 4 Kasım olarak belirlendi. Sonuçlar kesinleştikten sonra Cumhurbaşkanı Herzog, hükümeti kurma görevini hangi siyasetçiye vereceğine karar verecek. Yeni Knesset’in, yani İsrail Parlamentosu’nun, 10 Kasım’da göreve başlaması planlanıyor.

Koalisyon hükümeti kurmak için yapılacak girişimlerin sonuç vermemesi durumunda İsrail gelecek yılın başlarında yeniden sandığa gidebilir. Siyasi belirsizlik, İsrail’in ya da ABD’nin İran’a yeni saldırılar düzenleme ihtimaliyle aynı döneme denk geliyor. Böyle bir gelişmenin koalisyon görüşmelerini daha da güçleştirebileceği değerlendiriliyor.