Haberin öne çıkan noktaları
- Çocukların banyo saatlerinde kullandığı sarı plastik ördek, kauçuk üretiminin geçmişinden popüler müziğe ve okyanus akıntılarını inceleyen bilimsel çalışmalara uzanan bir öykü taşıyor. 1992’de Kuzey Pasifik’e dökülen yaklaşık 29 bin oyuncak, bilim insanlarının plastik atıkların hareketini izlemesine yardımcı oldu.
Sarı plastik ördek, dünyanın dört bir yanında çocukların banyo saatlerine eşlik eden tanıdık bir oyuncak. Sevimli görünümü ve sıkıldığında ses çıkaran modelleriyle bilinen bu küçük ördek, aynı zamanda sanayi tarihinden popüler kültüre ve bilimsel araştırmalara uzanan bir geçmişe sahip. Amerikan kültüründe de kendine yer edinen oyuncağın öyküsü, küvetlerin çok ötesine uzanıyor.
Ördeğin ortaya çıkışına ilişkin yaygın anlatılardan biri, vulkanize kauçuğu bulan Charles Goodyear’a dayanıyor. Bu anlatıya göre Goodyear, kauçuk parçalarını ördek biçiminde tasarladı; ortaya çıkan oyuncakları köpeklerin çiğnemesi ve bebeklerin diş çıkarma döneminde kullanması için düşündü. Kauçuğun vulkanizasyonla daha dayanıklı ve su geçirmez hale gelmesi, bu malzemeden oyuncak üretiminin de önünü açtı.
İlk kauçuk ördekler ise ağır olduklarından suyun üzerinde yüzemiyordu. Elenore Shannahan, 1931’de tasarım üzerinde değişiklik yaparak suda yüzebilen bir oyuncak geliştirdi. Patent başvurusunda, oyuncağın çeşme benzeri bir etki oluşturabileceği ve insanlara ince bir su püskürterek şaka yapmak amacıyla kullanılabileceği de anlatılıyordu.
Ördeğin daha geniş kitlelerce tanınmasında 1938’deki bir başka tasarım etkili oldu. Walt Disney Şirketi ile Seiberling Latex Products, Donald Duck karakterinden esinlenen yüzen bir su oyuncağı üretti. St. Neots Müzesi’nin aktardığı bilgilere göre bugün bilinen vinil ördeğin tasarımını ise heykeltıraş Peter Ganine 1947’de geliştirdi.
Oyuncağın kültürel etkisi zamanla banyo saatlerinin dışına çıktı. Ulusal Oyuncak Onur Listesi’ne kabul edilen kauçuk ördek; parlak rengi, pürüzsüz yüzeyi ve bazı modellerindeki ses çıkarma özelliğiyle küçük çocukların duyusal gelişimini destekleyen oyuncaklar arasında yer aldı.
Okyanusa yayılan oyuncaklar bilim insanlarına veri sağladı
Sarı ördek müzik dünyasında da iz bıraktı. “Sesame Street” (Susam Sokağı) programında Ernie karakterini seslendiren Jim Henson’ın yorumladığı “Rubber Duckie”, Billboard Hot 100 listesinde 26 Eylül 1970 tarihli sayıda 16’ncı sıraya yükseldi. Şarkı, Henson’a ilk Grammy adaylığını kazandırdı.
Ördeğin hikâyesindeki dikkat çekici gelişmelerden biri 1992’de yaşandı. Kuzey Pasifik Okyanusu’na yaklaşık 29 bin plastik banyo oyuncağı döküldü. Olay çevre kirliliğine yol açarken okyanus bilimcilerine de plastik atıkların denizlerde nasıl hareket ettiğini araştırma imkânı sundu.
Londra’daki Bilim Müzesi’nden Allison Boyle’un aktardığına göre, okyanus bilimcileri Curtis Ebbesmeyer ve James Ingraham, sahillerde oyuncak bulan kişilerin bildirimlerini kullanarak bu nesnelerin dünya genelindeki hareketlerini takip etti. Elde edilen veriler, plastik atıkların okyanuslarda taşınma biçimini incelemeye katkı sağladı; ayrıca yüzey akıntılarına ilişkin modellerin geliştirilmesine yardımcı oldu.
Great Canadian Shoreline Cleanup internet sitesinin yöneticisi Rachel Schoeler de çocukların sevdiği oyuncakların okyanusların sağlığıyla bağlantılı bir rol üstlenebileceğine dikkat çekti. 1992’deki olay, denize karışan plastiklerin çevresel etkilerinin yanı sıra akıntıları incelemek için de izlenebileceğini gösterdi. Böylece başlangıçta çiğneme oyuncağı ve banyo eğlencesi olarak düşünülen sarı ördek; müzik listelerinden bilimsel araştırmalara uzanan bir kültür hikâyesinin parçası oldu ve gündelik yaşamın simgelerinden biri olmayı sürdürdü.



Yorumlar 0