Haberin öne çıkan noktaları
- Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Türkiye’nin 2035 için açıkladığı emisyon hedefinin mevcut politikalarla beklenen seviyeden daha yüksek olduğunu bildirdi. Türkiye, 2025’te sera gazı salımındaki artış bakımından G20 ülkeleri arasında ABD’nin ardından ikinci sırada yer aldı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak. Zirve öncesinde Türkiye’nin iklim politikaları ve sera gazı salımları yeniden gündeme gelirken, Greenpeace Türkiye fosil yakıtlardan çıkılması ve plastik atık ithalatının yasaklanması çağrısında bulundu.
Greenpeace Türkiye, yeni kömürlü santral planlarının iptal edilmesini ve yeni santral yapılmayacağı yönünde taahhüt verilmesini istedi. Kurum ayrıca, kömür sektöründe çalışanların haklarını gözeten adil bir çıkış tarihi açıklanması gerektiğini belirtti. Plastik atık ithalatının Sıfır Atık hedefiyle çeliştiğini vurgulayan Greenpeace Türkiye, bu ithalatın Sıfır Atık kapsamına alınarak tamamen yasaklanmasını talep etti: “Yeni kömürlü santral planları iptal edilmeli, yenisinin yapılmayacağı taahhüt edilmeli; kömür emekçilerini geride bırakmayan adil bir çıkış tarihi açıklanmalı. Başka ülkelerin plastik atıklarını almaya devam etmek Sıfır Atık hedefiyle çelişiyor. Plastik atık ithalatı Sıfır Atık kapsamına alınmalı ve tamamen yasaklanmalı.”
Türkiye’nin sera gazı salımındaki artış da dikkat çekiyor. Avrupa Komisyonu’nun Küresel Atmosfer Araştırmaları Emisyon Veri Tabanı (EDGAR) verilerine göre ülkenin emisyonları 2025’te bir önceki yıla kıyasla 24,38 milyon ton karbondioksit eşdeğeri yükseldi. Bu artışla Türkiye, G20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldı. Listenin başında 131,47 milyon tonluk artışla ABD bulunuyor.
Mevcut politikalar hedefin altında emisyon öngörüyor
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), 21 Ekim’de yayımladığı 2026 Emisyon Açığı Raporu’nda Türkiye’nin 2035 iklim hedefini yetersiz olarak değerlendirdi. Raporda, mevcut politikaların sürmesi halinde ülkede 2035’te ortaya çıkması beklenen emisyon miktarının Türkiye’nin açıkladığı hedef seviyesinin yüzde 20 altında kalacağı belirtildi. Başka bir ifadeyle, ilan edilen hedef mevcut politikalarla öngörülen emisyon düzeyinden daha yüksek.
Türkiye, Birleşmiş Milletler’e sunduğu “İkinci Ulusal Katkı Beyanı” kapsamında sera gazı salımını 2035’te 643 milyon ton karbondioksit eşdeğeriyle sınırlama taahhüdünde bulundu. Bu miktar, 1 milyar 109 milyon ton olarak belirlenen varsayımsal referans senaryoya kıyasla 466 milyon tonluk azalma anlamına geliyor. Ancak söz konusu düşüş, bugünkü gerçek emisyon miktarı esas alınarak hesaplanmıyor; 2035’e kadar ek azaltım önlemlerinin uygulanmadığı varsayımına dayanan senaryoyla karşılaştırılıyor.
İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin ise Türkiye’nin “herhangi bir emisyon azaltım hedefi olmadığını” savunuyor. Şahin, bu durumun temel nedeninin kömür kullanımında ısrar edilmesi olduğunu vurguluyor.


Yorumlar 0