Haberin öne çıkan noktaları
- Japonya’ya Çin’den yapılan itriyum oksit sevkiyatı 2026’nın ilk dokuz ayında yüzde 98 düşerken stokların birkaç ay içinde tükenebileceği uyarısı yapıldı. Tokyo, tedarikin yeniden artırılması için Washington’dan ve büyük Amerikan şirketlerinden destek istedi.
Japonya’nın kritik minerallerde Çin’e bağımlılığını azaltma çabaları, 2010’da yaşanan benzer tedarik krizinin ardından hız kazandı. Tokyo yönetimi, başta Avustralya olmak üzere alternatif tedarikçilerle ilişkilerini geliştirdi. Buna karşın ağır nadir toprak elementlerinin bir bölümünde Çin’e bağımlılık sürdü.
2025’te kısıtlamalar sıkılaştı
Çin, 2025’ten itibaren nadir toprak elementleriyle bazı stratejik minerallerin ihracatında lisans uygulamalarını daha sıkı hale getirdi. Tayvan meselesi nedeniyle iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin yükselmesinin ardından Japonya’ya yönelik sevkiyatlar daha da sınırlandı. İtriyum da bu süreçte tedariki zorlaşan kritik malzemeler arasında yer aldı.
Yeni üretim ve işleme kapasitesinin kısa sürede kullanıma alınamaması, Japonya’nın mevcut stoklarına duyulan ihtiyacı artırdı. Bu nedenle Tokyo için öncelik yalnızca yeni tedarik anlaşmaları yapmak değil, anlaşmalar sonuçlanana kadar sanayinin ihtiyaç duyduğu itriyumu bulabilmek oldu.
10 Eylül’de tedarik zinciri masaya yatırıldı
ABD ve Japonya, kritik mineral tedarikindeki sorunları daha önce de ele aldı. ABD Enerji Bakanlığı ile Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığının katıldığı 10 Eylül tarihli toplantıda itriyum ve kalıcı mıknatısların tedarik zincirlerindeki darboğazlar görüşüldü. Japonya’nın stoklarına ilişkin son uyarılar, iki ülkenin temaslarına rağmen itriyum sıkıntısının sürdüğünü ortaya koydu.
2026’da sevkiyat yüzde 98 geriledi
Çin gümrük verileri üzerinden yapılan hesaplamalar, Japonya’ya gönderilen itriyum oksit miktarındaki düşüşün boyutunu gösterdi. 2025’in ocak-eylül döneminde 888 ton olan sevkiyat, 2026’nın aynı döneminde yaklaşık 18 tona indi. Böylece dokuz aylık toplam, bir yılda yaklaşık yüzde 98 azaldı. Eylül ayında Japonya’ya ulaşan itriyum oksit miktarı ise yalnızca 4 ton olarak kaydedildi.
Sevkiyattaki daralma, Japon şirketlerini ellerindeki stokları kullanmaya ve tüketimi kısmaya yöneltti. Ancak üretimde kullanılan itriyum miktarını azaltmanın teknik sınırları bulunuyor. Stokların yenilenememesi halinde bazı üreticiler siparişleri karşılamakta güçlük çekebilir ve üretim planlarında değişikliğe gitmek zorunda kalabilir.
İtriyum; jet motorlarının türbin parçalarını aşırı sıcaklıklara karşı koruyan kaplamalarda, ayrıca yarı iletken üretim ekipmanlarının dayanıklılığını artıran uygulamalarda kullanılıyor. Malzemenin kolayca başka bir ürünle ikame edilememesi, stoklardaki azalmayı Japonya’nın otomotiv, havacılık ve yarı iletken sanayisi açısından daha kritik hale getiriyor.
Çin dışındaki piyasalarda itriyum oksidin kilogram fiyatı yaklaşık 1.150 dolara kadar çıktı. Bu tutar, iki yıl önceki seviyenin yaklaşık 179 katı. Çin iç piyasasında fiyatların çok daha düşük kalması, ihracat kısıtlamalarının uluslararası tedarik üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Tokyo, Washington’dan sevkiyatların artırılmasını istiyor
Japon hükümeti, tedarik sıkıntısını hafifletmek amacıyla ABD yönetimiyle temaslarını yoğunlaştırdı. Tokyo’nun talebi, Washington’ın Çin üzerindeki diplomatik ve ticari etkisini kullanarak kritik mineral sevkiyatlarının yeniden artırılmasına katkı sağlaması. Japonya ayrıca büyük Amerikan şirketlerinden de destek istedi.
Japon yetkililer ile ticaret şirketlerinin yöneticileri, Çin’den sevkiyatların yükselmemesi ve alternatif kaynak bulunamaması durumunda yıl sonuna doğru bazı üretim süreçlerinde ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. İtriyum tedarikindeki aksamalar Japon fabrikalarının yanı sıra Japon üreticilerden parça ve ekipman alan ABD’li havacılık, savunma ve teknoloji şirketlerini de etkileyebilir. Sorunun otomotiv, savunma ve yarı iletken sektörlerinde üretim kesintilerine dönüşmesi halinde sonuçların Japonya dışındaki tedarik zincirlerine yayılması bekleniyor.



Yorumlar 0