KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • 1 Kasım’da başlayacak düzenlemeyle 15 yaşından küçüklere sosyal medya hizmeti sunulmayacak; 15-17 yaş grubunda canlı yayın, sonsuz kaydırma ve kişiselleştirilmiş reklamlar sınırlandırılacak. Uzmanlar, çocukların gelişim süreci nedeniyle bu özelliklerin risklerine karşı daha savunmasız olabileceğine dikkat çekiyor.

Sosyal medya her gün milyonlarca kişi tarafından kullanılırken, platformlardaki bazı özelliklerin çocuklar üzerindeki etkileri yeni bir düzenlemeyle gündeme geliyor. Çocukların karar verme ve riskleri değerlendirme becerilerinin gelişimini sürdürmesi, çevrim içi ortamda karşılaşabilecekleri içerik ve etkileşimlere karşı yetişkinlerden farklı biçimde etkilenmelerine yol açabiliyor. Bu nedenle canlı yayın, sürekli içerik akışı ve kullanıcıya göre şekillenen reklamlar gibi özelliklerin çocuklar için taşıdığı riskler tartışılıyor.

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Gül Karaçetin, söz konusu özelliklerin çocukların gelişimi açısından neden sakıncalı olabileceğini değerlendirdi. Karaçetin’e göre çocukların sosyal medyada karşılaşabilecekleri riskleri tartma ve karar verme becerileri yetişkinlerle aynı seviyede değil.

Gelişim süreci karar verme becerilerini etkiliyor

Karaçetin, beyin gelişiminin 21 yaşına kadar sürdüğünü belirterek dış görünüşün ya da fiziksel büyüklüğün yetişkinlerle aynı ölçüde karar verme olgunluğu anlamına gelmediğini vurguladı. Uzman, “Çünkü çocukların beyin gelişimleri 21 yaşına kadar devam ediyor. Yani bir çocuğun bir erişkin boyunda olması, bir erişkin kilosunda olması onun bir erişkin kadar doğru karar verebileceğini asla göstermez.” dedi.

Çocukların gelişim döneminde sosyal medya özelliklerinden yetişkinlerden farklı etkilenebilmesi, yeni kuralların gerekçeleri arasında yer alıyor. Düzenleme 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren 15 yaşından küçük çocuklara sosyal medya hizmeti sunulmayacak; 15-17 yaş arasındaki kullanıcılar içinse canlı yayın, sonsuz kaydırma ve kişiselleştirilmiş reklamlar gibi özelliklere kısıtlama uygulanacak.

Canlı yayın ilgi ve ödül duygusunu güçlendirebiliyor

Canlı yayın sırasında çocuk, yayını kaç kişinin izlediğini ve izleyicilerden gelen tepkileri anlık olarak görebiliyor. İzleyici sayısının yükselmesi ve yorumların gelmesi, daha fazla ilgi görme arzusunu artırabiliyor. Karaçetin, canlı yayınların çocuklar açısından riskli içeriklere zemin hazırlayabileceğini, yayına katılan kişilerin görünmesinin de beynin ödül döngüsünü harekete geçirebildiğini ifade etti.

Uzman, bu etkileşimin çocukta başarı elde etmiş hissi yaratabileceğini belirterek, “Canlı yayın açma maalesef birtakım riskli içeriklere zemin hazırlıyor çocuklar için. O canlı yayın esnasında katılanların görünmesi. O da çocuktaki bağımlılığa yol açan beynimizdeki ödül döngüsünü, ödül yolağını aktif hale getiriyor ve çocuk gerçekten bir başarı kazanmış gibi hissediyor kendisini.” diye konuştu.

Sürekli yenilenen içerikler ekranı bırakmayı zorlaştırıyor

Bir video bitiyor, ardından başka bir içerik geliyor. Sosyal medya platformlarında içeriklerin sürekli yenilenmesi, kullanımı kesintisiz hale getirebiliyor. İçeriklerin durmadan yenilenmesi, çocukların ekran başından ayrılmasını güçleştirebiliyor. Karaçetin, algoritmaların ve kaydırma özelliğinin haz ve ödülle ilişkili beyin sistemlerini uyardığını söyledi.

Bu sistemlerin harekete geçmesiyle çocukların ödül algısının internet kullanımına yönelme riski bulunduğunu belirten Karaçetin, “Mesela algoritmalar, kaydırmalar bunların hepsi beynimizdeki haz sistemi dediğimiz, ödül sistemi dediğimiz sistemi aktive ediyor. Ve çocuklar maalesef o sistem artık aktive olduktan sonra kafalarındaki ödül kavramını tamamen bu internet kullanımına sınırlandırıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Kişiye özel reklamlar çevrim içi davranışlara göre şekilleniyor

Sosyal medya şirketleri, kullanıcıların izlediği içerikleri ve ilgi alanlarını dikkate alarak karşılarına reklam çıkarabiliyor. Bu yöntemle çocuklara da ilgilerini çekebilecek ürün ve hizmetler gösterilebiliyor. Yeni düzenlemede kişiselleştirilmiş reklamlara getirilecek sınırlamalar, çocukların çevrim içi davranışlarına dayanarak ticari amaçla hedeflenmelerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Hesap gizliliği ve yaş doğrulaması öne çıkıyor

Çocukların paylaştığı fotoğraf, video ve kişisel bilgiler, hesabın gizlilik ayarlarına bağlı olarak tanımadıkları kişilerin erişimine açık hale gelebiliyor. Çocukların bu paylaşımların doğurabileceği tehlikeleri her zaman önceden fark edememesi, hesap gizliliğinin önemini artırıyor. Karaçetin, çocukların mahremiyetinin korunması gerektiğini belirterek, “Evet gizli olması gerekiyor çünkü çocukların mahremiyetini korumak için. Yani 18 yaşından küçük bir çocuk kendisi için neyin riskli neyin riskli olmadığını ayırt edemeyebilir. Bu da çocukları istismara açık hale getirir.” dedi.

Düzenleme yalnızca ilk kez sosyal medya hesabı açacak çocukları kapsamıyor; hâlihazırda hesabı bulunan kullanıcılar için de yaş doğrulaması yapılacak. Mevcut hesaplarda yaş doğrulamasının tamamlanması için belirlenen son tarih 31 Mart 2027. Yaşının 15’in altında olduğu tespit edilen kullanıcıların hesapları kapatılacak.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...