KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Emekli aylığının yükselmesi için yalnızca yüksek prim ödemek yeterli olmayabiliyor. Gerçek ücretin bordroya yansıtılması, prim gününün artırılması ve emeklilik statüsünün doğru planlanması belirleyici oluyor.

Emeklilik tarihi yaklaşan çalışanlar, alacakları aylığı yükseltmenin yollarını araştırıyor. Özellikle emeklilikten önceki son yıllarda SGK’ya yüksek kazanç üzerinden prim bildirilmesinin aylığı artırıp artırmadığı, bordroda ücretin eksik gösterilmesinin emekli aylığına etkisi ve çalışmaya devam ederken hangi adımların atılması gerektiği merak ediliyor. Ahmet Kıvanç, emeklilik aylığına ilişkin soruları yanıtladı.

Emekli aylığının hesaplanma yöntemi 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren kanunla önemli ölçüde değişti. 2000 yılından önce aylık hesabında son 10 yıllık prime esas kazanç dikkate alındığı için, çalışma hayatının ilk dönemlerinde düşük bildirilen kazançların emekliliğe 10 yıl kala yükseltilmesi aylığı artırabiliyordu. Bu dönemde bazı çalışanlar, işverenlerinden ücretlerini gerçek tutar üzerinden bildirmelerini talep ediyor, hatta ellerine geçen net maaş azalacak olsa bile prime esas kazancın daha yüksek gösterilmesi konusunda anlaşma yapabiliyordu.

2000 yılından sonraki çalışmalar için ise kişinin tüm çalışma hayatı boyunca SGK’ya bildirilen prime esas kazançlarının ortalaması esas alınmaya başlandı. Örneğin bugünün parasıyla ortalama prime esas kazanç 50 bin lira olarak hesaplanırsa, bu tutar prim günlerine göre belirlenen aylık bağlama oranıyla çarpılıyor ve bağlanacak emekli aylığı ortaya çıkıyor.

Eksik bildirilen ücret emekli aylığını düşürüyor

Çalışanın gerçek kazancının bordroda düşük gösterilmesi, emeklilik dönemindeki geliri doğrudan olumsuz etkiliyor. İşveren tarafından daha düşük ücret bildirildiğinde SGK’ya yatırılan prim de azalıyor; bu durum ileride bağlanacak aylığın düşük hesaplanmasına yol açıyor. Gerçek ücretin bordroda gösterilmemesi, çalışanın gelecekteki emekli gelirinden kayıp yaşaması anlamına geliyor.

İşini kaybetme endişesi nedeniyle çalışanların her zaman işverene itiraz edemediği belirtiliyor. Böyle bir durumda çalışanın, iş ilişkisi sürerken gerçek ücretini kanıtlayabilecek belgeleri ve diğer delilleri toplaması önem taşıyor. İşten ayrıldıktan sonra açılacak dava sonucunda eksik bildirilen kazançlara ilişkin primlerin hesaplanması ve emekli aylığının yeniden yükseltilmesi mümkün olabiliyor.

Emekli aylığını yükseltmenin temel yolları, daha yüksek ücretli bir işte çalışmak, gerçek kazancın bordroya eksiksiz yansıtılmasını sağlamak ve mümkün olduğunca uzun süre prim ödemek olarak sıralanıyor. Aylık bağlama oranı da önemli bir unsur olduğundan, prim gününün artması aylığı olumlu etkiliyor. Prime esas kazanç, asgari ücret ile bunun dokuz katı arasında değişiyor. Prime esas kazancı asgari ücretin iki katından fazla olan kişiler, çalışmayı sürdürdükleri takdirde emekli aylıklarını artırabiliyor.

Sorulara verilen yanıtlar ve olası sonuçlar

1979 doğumlu Mehmet Gökhan Y., sigorta başlangıcının 2 Ekim 2011 olduğunu, Türkiye’de 7 bin prim gününü tamamladıktan sonra kıdem tazminatını alarak işinden ayrıldığını belirtti. Halen yurt dışında çalışan ve Türkiye’de aktif sigortası bulunmayan Y., önceki iş yerinde ücretine bağlı olarak aylık 22-23 bin lira seviyesinde SGK kesintisi yapıldığını ifade ederek, emekli aylığını artırmak için ne yapması gerektiğini sordu. Aynı tutarlara yakın isteğe bağlı sigorta primi ödemenin aylığını yükseltip yükseltmeyeceğini veya asgari tutar üzerinden ödeme yapmasının daha doğru olup olmadığını öğrenmek istedi.

Mehmet Gökhan Y.’nin emeklilik için 7 bin 200 prim gününe ihtiyacı bulunuyor. Mevcut 7 bin günlük prim dikkate alındığında yalnızca 200 günlük eksiği var. Askerlik borçlanması hakkı bulunuyorsa bu süreyi borçlanma yoluyla tamamlayabilir.

Yurt dışında yaşadığı sürece isteğe bağlı sigorta ödeyerek eksik günlerini tamamlaması mümkün değil; çünkü isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye’de ikamet etme şartı bulunuyor. Eksik günlerin yurt dışı borçlanmasıyla tamamlanması da tavsiye edilmiyor. Bu yöntemle emekli olanlar, aylıklarını kestirmeden Türkiye’de veya başka bir ülkede çalışamıyor.

Mehmet Gökhan Y. 60 yaşında emekli olabilecek. Bu yaşa kadar eksik primlerini Türkiye’de fiilen çalışarak tamamlaması mümkün. Gerçekte çalışmadan sigortalı gösterilmesi halinde ise yurt dışına giriş ve çıkış kayıtları üzerinden durumun tespit edilmesi ciddi sorunlara yol açabilir. Emekli aylığını artırmak amacıyla yüksek tutarlı borçlanma yapılması da gerekli görülmüyor; ödenecek yüksek miktar, aylıkta yeterli artış sağlamayabilir. Bu kişi açısından geriye kalan seçenek, Türkiye’de yüksek ücretli bir işte mümkün olduğunca uzun süre çalışmak.

2013 yılında SSK girişi bulunan Günay A. ise SSK kapsamında 2 bin 366, isteğe bağlı sigortada bin gün priminin olduğunu ve isteğe bağlı sigorta ödemeye devam ettiğini belirterek kısmi emeklilik için izlemesi gereken yolu sordu. Günay A., 5 bin 100 prim günüyle emekli olup olamayacağını öğrenmek istedi.

30 Nisan 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olanlar, normal emeklilik için 4/a statüsünde 7 bin 200, 4/b statüsünde ise 9 bin prim gününü tamamlamak zorunda. Kısmi emeklilikte genel koşul tüm statüler için 5 bin 400 gün olsa da 4/a kapsamındaki prim şartı işe giriş tarihine göre değişiyor. 1 Mayıs 2008 ile 31 Aralık 2008 arasında işe başlayanlar için 4 bin 600 gün, 1 Ocak 2016 ve sonrasında işe başlayanlar için 5 bin 400 gün gerekiyor.

4/a statüsünde 5 bin 100 günle emekli olabilmek için toplam primin tamamlanmasına kalan son bin 260 günün 4/a kapsamında geçirilmesi gerekiyor. Eksik sürenin bir bölümü isteğe bağlı sigorta, kalan bölümü 4/a’lı çalışma yoluyla tamamlanacaksa da son bin 260 günlük dönemdeki statü kuralına uyulmalı. Bu sürenin tamamı isteğe bağlı sigorta kapsamında geçirilirse 5 bin 100 gün yerine 5 bin 400 prim günüyle emeklilik beklenmesi gerekecek.

Yurt dışında yaşayan ve Rusya vatandaşı olan bir çiftin emeklilik durumu da değerlendirildi. SSK’dan emekli olan kişinin eşi için sigorta başlangıç tarihi 17 Mayıs 2005, toplam prim günü ise 4 bin 338. E-Devlet ekranında bir seçenek için 7 bin, diğer seçenek için 4 bin 500 prim günü gerektiği görüldüğünden, yurt dışı borçlanmasının yüksek maliyeti nedeniyle hangi yolun izlenmesi gerektiği soruldu. Primlerin bugüne kadar asgari ücret üzerinden ödendiği de belirtildi.

Eşin normal emeklilikte 7 bin prim gününe, kısmi emeklilikte ise 4 bin 500 gün ve 25 yıllık sigortalılık süresine tabi olduğu belirtildi. Kısmi emeklilik için 162 günlük prim eksiği bulunuyor. Doğum borçlanması hakkı varsa bu süreyle tamamlanabilir. Eksik günlerin 31 Aralık 2035’e kadar tamamlanması koşuluyla her iki emeklilik seçeneğinde de yaş şartı 58 olarak uygulanıyor.

Doğum borçlanması hakkı bulunmuyorsa yaklaşık 5,5 aylık eksik sürenin Türkiye’de fiilen 4/a kapsamında çalışılarak tamamlanması öneriliyor. Yurt dışı borçlanmasıyla emekli olunması halinde emekli aylığı kestirilmeden hiçbir ülkede çalışılamayacağı için bu seçeneğin sonucu dikkatle değerlendirilmelidir. Ancak eş çalışmıyorsa veya 58 yaşından sonra çalışmayı düşünmüyorsa, asgari ücret üzerinden yurt dışı borçlanması yapılabilir.

Emekli aylığını artırma konusundaki sorular Ahmet Kıvanç’a akivanc@haberturk.com adresinden iletilebiliyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...