Haberin öne çıkan noktaları
- Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala, 21 Ekim 2026 itibarıyla 3 bin 277 gündür tutuklu. Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet cezası alan Kavala hakkında AİHM Büyük Dairesi, 2026’da özgürlük ve güvenlik hakkı ile hakların kısıtlanmasına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğine karar verdi.
Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala, 21 Ekim 2026 itibarıyla 3 bin 277 gündür cezaevinde. Gezi eylemlerinden bu yana Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından “Türkiye’nin Soros’u” diye hedef gösterilen Kavala’nın tutukluluk süreci, 18 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alınmasıyla başladı. İstanbul’a götürülen Kavala’nın gözaltına alınma gerekçesi ilk aşamada açıklanmadı; soruşturmanın gizli yürütüldüğü bildirildi.
2017-2019: Gözaltı, tutuklama ve AİHM kararı
Kavala, 1 Kasım 2017’de tutuklandı ve Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklama kararında iki ayrı suçlama yer aldı: Gezi eylemleri kapsamında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında ise “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”. İddianame aşamasında dosya ikiye ayrıldı. Gezi eylemlerine ilişkin iddianame 19 Şubat 2019’da hazırlandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal serbest bırakılması yönünde karar verdi. Ancak Kavala, 18 Şubat 2020’de “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla görülen davanın altıncı duruşmasına tutuklu olarak katıldı.
2020: Beraat kararının ardından yeniden tutuklama
18 Şubat’taki duruşmada mahkeme, Kavala’nın da aralarında bulunduğu sekiz sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verdi. Tahliyesi beklenen Kavala, kısa süre sonra gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kez 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada Kavala hakkında gözaltı kararı bulunduğunu duyurdu. Oysa aynı soruşturma kapsamında Kavala için Ekim 2019’da tahliye kararı verilmişti. Kavala, 19 Şubat 2020’de yeniden tutuklandı; 9 Mart’ta ise aynı dava kapsamında “siyasal veya askeri casusluk” suçlamasıyla bir kez daha tutuklandı.
Kavala, haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 4 Mayıs 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM, 15 üyeli mahkemede yapılan oylamada başvuruyu 29 Aralık 2020’de yediye karşı sekiz oyla reddetti.
2021: Avrupa Konseyi’nden çağrı, mahkemelerden tutukluluğun devamı
AİHM’in bağlı bulunduğu Avrupa Konseyi, 25 Ocak 2021’de Türkiye’ye Kavala’nın serbest bırakılmasının bir rica değil, bağlayıcı hukukun gereği olduğunu hatırlattı. İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Şubat’ta görülen duruşmada Kavala, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Tahliyesine karar verilmemesinin daha ağır bir hak ihlaline yol açacağını belirten Kavala’nın tutukluluk hâli devam etti.
AYM’nin gerekçeli kararı 23 Mart 2021’de açıklandı. Karara karşı oy veren ve şerh düşen yedi üyenin arasında AYM Başkanı Zühtü Arslan da vardı. 21 Mayıs’ta Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davada Kavala’nın tutukluluğunun sürmesi oy çokluğuyla kararlaştırıldı; mahkeme başkanı karara şerh koyduğunu açıkladı.
8 Ekim 2021’de Kavala, kendisi dahil 16 hak savunucusu ve Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesiyle ilk kez aynı duruşmada hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, duruşmanın ardından oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluğunun devamına hükmetti.
2021 sonu-2022: AİHM ihlal süreci ve yargılamanın devamı
Avrupa Konseyi, AİHM’in ihlal kararına rağmen Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye’ye karşı başlattığı yaptırım prosedürünü 3 Aralık 2021’de hatırlattı ve ülkeye görüşünü iletmesi için 19 Ocak 2022’ye kadar süre tanıdı. Kavala, 17 Ocak 2022’de görülen duruşmada da tahliye edilmedi. Türkiye, AİHM’e gönderdiği yanıtta, “Kavala’nın yargılanması AİHM kararının alındığı davadan değil, farklı bir davadan sürmektedir” ifadesini kullandı.
Avrupa Konseyi’nin siyasi organı olan Bakanlar Komitesi, 2 Şubat 2022’deki toplantısında, AİHM kararına rağmen Kavala’nın serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye hakkında aralık ayı başında başlatılan ihlal prosedürünün ikinci aşamasını oylamaya sundu. Dosyanın AİHM’e havale edilmesine ilişkin ara karar, oturumda oy çokluğuyla kabul edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Şubat 2022’de kararı şu sözlerle eleştirdi: “AİHM ne demiş, Avrupa Konseyi bu konuda ne demiş; bu da bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz. Bu saygıyı duymayanlara da kusura bakmasınlar bizim saygımız olmayacaktır.”
Kavala’nın 1.574 gündür tutuklu olduğu Gezi/çArşı davasının beşinci duruşması 21 Şubat 2022’de yapıldı. Mahkeme, Kavala’nın tutukluluğunu sürdürürken dosyaların ayrılmasına da karar verdi. AİHM, 23 Şubat’ta Türkiye’ye yönelik ihlal sürecini ele almak üzere taraflara görüşlerini sunmaları için 19 Nisan 2022’ye kadar süre tanıdı.
Kavala 21 Mart 2022’de yeniden hâkim karşısına çıktı ve mahkeme tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. Hükmün açıklanmasının beklendiği 22 Nisan’daki duruşmada ise karar çıkmadı.
2022-2024: Ağırlaştırılmış müebbet ve temyiz süreci
İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’deki karar duruşmasında Kavala’yı “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti. Heyetteki hâkimlerden biri karara karşı oy kullandı. Aynı duruşmada Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası verildi ve bu isimlerin tutuklanmasına hükmedildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 28 Aralık’ta yaptığı incelemede Kavala ve diğer sanıklara verilen cezaları hukuka uygun buldu. Yargıtay, 28 Eylül 2023’te Kavala hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet cezasını; Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku’ya verilen 18’er yıllık hapis cezalarını onadı. Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkındaki 18’er yıllık cezalar ise bozuldu.
Kavala, 30 Nisan 2024’te yeniden yargılanma talebinde bulundu. Davaya bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 14 Mayıs’ta “kanun gereği” değiştirildi. Yeni heyet, bir gün sonra Kavala’nın yeniden yargılanma talebini oy birliğiyle reddetti.
2025-2026: AİHM Büyük Dairesi’nden ihlal kararı
AİHM Büyük Dairesi, 23 Aralık 2025’te Kavala’nın duruşmasının 25 Mart 2026’da yapılacağını duyurdu. Türkiye’den görüşünü en geç 26 Ocak 2026’ya kadar sunması istendi. Büyük Daire, 25 Mart 2026’da hükümet temsilcilerinin de katıldığı duruşmada taraflara ek görüşlerini iletmeleri için 15 gün daha süre verdi.
AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın ikinci başvurusunu 25 Ağustos 2026’da karara bağladı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci ve 18’inci maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti. AİHS’nin 5’inci maddesi özgürlük ve güvenlik hakkını, 18’inci maddesi ise hak kısıtlamalarının sınırlarını düzenliyor. AİHM Başkanı Matthias Guyomar, “Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalı” dedi.
Karar uyarınca Kavala’ya 70 bin avro, yaklaşık 3,9 milyon lira manevi tazminat ile 43 bin 342,57 avro, yaklaşık 2 milyon 434 bin lira maddi tazminat ödenmesi gerekiyor. Kavala, kararın hemen ardından İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yeniden yargılanma talebinde bulundu.



Yorumlar 0